Fransa, Amerika, İngiltere ve İsrail gibi ülkelerden yarışan toplam 12 film arasından elde edilen başarı ve festival tarihinde ilk kez bir türkiye filminin ödül almış olması Almanya'da büyük yankı uyandırdı. 
 
Film daha önce, 52.Uluslararası Antalya Film Festivali'nde "En İyi İlk Film" ve "En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu", 35.Uluslararası İstanbul Film Festivali’nde "En İyi İlk Film", 27.Uluslararası Ankara Film Festivali'nde "Umut Veren Yeni Yönetmen", "Umut Veren Yeni Senaryo Yazarı", "Umut Veren Yeni Erkek Oyuncu" ve "En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu" ödüllerinin sahibi olmuştu. 
 
Filmin konusu
 
Alim, terzilik yapan Yakup Usta´nın yanında on beş yıldır çıraklık yapmaktadır. Takıntılı ve ölmekten aşırı derecede korkan bir insan olan Alim, hayatını monoton bir çizgiye hapsetmiştir. Sabah dükkânı açar, ustası gelene kadar ya uyuklar ya da televizyon izler. Akşam ise Kahveci Kemal´le birlikte, onun arabasında evinin yolunu tutar. Televizyonda izlediği bir haberde LPG´li araçların güvenli olmadığını, durup dururken patlayabileceklerini öğrenen Alim, Kemal´in arabasını ve bindiği taksileri kontrol etmeye başlar. Her defasında LPG´li araçlarla karşılaşır. Bu yüzden dükkâna daha yakın bir yere taşınmaya karar verir. Yaşamındaki bu küçük değişiklik Alim için bir dönüm noktası olacaktır.