Yazın ve izinlerimizin sonuna geldik ve sonbaharla beraber hafta sonlarımızı renklendirip değerlendirecek 2 günlük kaçışlar aramaya başladık. Gidenlerin tramvaylarıyla, denizin iki yakasını birbirine bağlayan köprüleri ve tepeleriyle İstanbul'a benzettiği güzel mi güzel Lizbon'da 48 saatte neler yapabileceğimizi, Lizbon'u en iyi nasıl tanıyabileceğimizi sizler için derledik. 
 
İdeali tabii daha uzun kalmanız. Sadece Belem bölgesi bile bir gün hak eder ama elimizdeki 48 saati en verimli şekilde değerlendirmek için aşağıdaki planı takip edebilirsiniz. 
 
Zamanımızın ve bütçemizin kısıtlı olduğunu düşünerek size havaalanından şehir merkezine metro ile gitmenizi öneriyoruz. Hem 2 günlük tur için gittiğiniz tatilde bavulunuz da size yük olmaz ve merkeze kolaylıkla ulaşabilirsiniz. Yine otelinizi ya da evinizi zamanı otelden merkeze seyahatle geçirmemek için Bairro Alto'dan seçerseniz çok daha verimli gezeceğiniz aşikar. 
 
İşte sizlere 48 saatlik Lizbon gezi rehberi!
Birinci gün saat 10.00
 
Otele yerleştiğinizi ve Bairro Alto'da yani şehrin merkezinde olduğunuzu varsayıyoruz. Gezinize Rossio Meydanı'ndan başlayın deriz. Bu koca meydandan Comercio Meydanı'na geçip Belem bölgesine giden 15 numaralı tramvaya biniyoruz ki şehrin nispeten uzak ama mutlaka görülmesi gereken bir yerine ulaşabilelim.
Saat 12.00
 
Belem'e vardık bile. Burası aslında çok daha fazla zamanı hakediyor elbette ama vaktimiz kısıtlı. Jeronimos Manastırı ve müzesi, Lizbon'un ünlü Kaşifler Anıtı'nı görmek ve meşhur Pasteis de Belem'den tatmak var listemizde. Meraklıları için Berardo Müzesi de hemen manastırın karşısında.
 
Size tavsiyemiz önce Kaşifler Anıtı'nı görmeniz. Ünlü Portekizli kaşiflere tüm o keşifleri yapmaya çıktıkları nehrin kenarında saygı duruşu niteliğinde olan bu anıtta kimler yok ki. En önde nehre bakan coğrafi keşiflerin öncü ismi Prens Henry. Zaten anıt ilk olarak 1940 yılında Portekiz Dünya Fuarı için tasarlanmış 1960 yılında ise Prens Henry'nin ölümünün 500 yılı anısına daha sağlam bir malzeme ile yeniden yapılmış. Yelkenli bir karavele benzeyen anıtta Prens Henry'nin yanı sıra Magellan ve Vasco da Gama gibi isimler de bulunmakta.
Saat 13.00
 
Biraz acıktınız mı? Öğle yemeği değil ama kan şekerinizi yükseltip akşam yemeğinde nefis deniz ürünleri yiyene kadar size enerji verecek bir önerimiz var. Anıta sırtınızı döndüğünüzde karşınızda Jeronimos Manastırı'nı göreceksiniz. Onu tatlıdan sonraya bırakıyoruz. Önce kendimize gelelim. Manastırın soluna doğru yürüyoruz, zaten muhtemelen önündeki kuyruktan doğru yerde olduğunuzu anlayacaksınız. Biraz beklemekten çekinmeyin. Zamanında Jeronimos Manastırı'nın keşişlerinin manastırın geliri için yapıp sattığı Pasteis de Belem yıllardır tarifini 3 kişinin bilmesi ile özel kalmış. Yanında alacağız kahve ile sizi akşama kadar tutacak enerji verecek bu güzel tatlıyı tavsiye ediyoruz. Afiyet olsun!
Saat 15.00
 
Tatlınızı yediyseniz ve biraz da dinlendiyseniz sıra geldi Jeronimos Manastırı'nı gezmeye. Yapımı 70 yıl süren manastırın inşası baharat ticareti ile finanse edilmiş. 16. yüzyıla ait olan bu manastır 1983 yılından bu yana Unesco Dünya Kültür Mirası Listesi'nde. Manastırı gezdikten sonra Belem Kulesi'ni ziyaret edebilir, Berardo Müzesi'nin modern sanat koleksiyonunu gezebilirsiniz. Ya da yönünüzü şehrin merkezine çevirebilirsiniz. Karar sizin.
Saat 17.00
 
Saat 17.00
Akşam yemeği vakti yaklaşırken geziye başladığımız yere dönüyoruz. Bairro Alto bu saatlerde hareketlenmeye başlıyor. Küçük kafelerin, barların arasından dolaşın ve şehrin tadını çıkarın. Gözünüze kestirdiğiniz bir kafede bir yorgunluk kahvesi için ya da kendinize şöyle buz gibi soğuk bir içecek söyleyerek, akşam yemeği öncesi güzel bir aparitif alın.
Saat 20.00
 
Saat 20.00
Portekiz ve Lizbon malum Avrupa'da deniz ürünlerinin en iyisini bulabileceğiniz yerlerden bir tanesi. Bizim tavsiyemiz ise kesinlikle Cervejaira da Trindade! Bairro Alto'da yer alan bu eşsiz mekana önce Portekiz'e özgü seramik duvarlarını görünce bayılacaksınız. Restoranın 1294'lere kadar dayanan bir tarihi var ve neredeyse 200 yıldır da bugünkü hali ile hizmet veriyor. Ayrıca deniz ürünlerinin en lezzetlilerini sunmakta.
Saat 23.00
 
Saat 23.00
Sıra geldi Fado dinlemeye. Şehrin Alfama bölgesine geçiyoruz. Geceyi yine şehir merkezinde Portekizlilerin arabeski fadoyla sonlandırıyoruz. Otelimizin yolunu tutuyoruz ve dinlenip yarına hazırlanıyoruz.
İkinci gün saat 10.00
 
İkinci gün saat 10.00
Uyanıp kahvaltınızı yaptıktan sonra şehrin biraz da kültür sanat hayatına göz gezdirseniz hiç de fena olmaz. Öncelikle neredeyse yarım gününüzü alabilecek bir müzeye gidelim. Calouste Gulbenkian Vakfı'nın koleksiyonuna ev sahipliği yapan müzede 6000 parçadan fazla eser bulunuyor. Mısır, Antik Yunan, Pers, Avrupa ve İslam sanatına ait eserlerin bulunduğu koleksiyon 20. yüzyıl başına kadar uzanıyor. Rubens, Van Dyck, Frans Hals, Rembrandt, Guardi, Gainsborough, Romney, Lawrence, Fragonard, Corot, Renoir, Nattier, Boucher, Manet, Degas ve Monet bu müzede eserlerin görebileceğiniz ressamlardan sadece bazıları.
Saat 13.00
 
Saat 13.00
Küçük bir öğle yemeği arasından sonra ikinci müze ziyaretimize başlayabiliriz. Sıradaki müze Museu Nacional de Arte Antiga. İsmindeki antik sözcüğünden dolayı eski çağlara ait bir koleksiyona sahip olduğu düşünülse de müzede orta çağdan erken 19. yüzyıla kadarki dönemden resimler, heykeller, metal işler, tekstiller, mobilyalar, desenler ve dekoratif eserler yer almaktadır. Bu müze gezisiyle Portekiz tahini görmüş olacaksınız, kaçırmayın.
Saat 15.00
 
Saat 15.00
Akşam olmadan ve havalimanına doğru yola çıkmadan mutlaka görmemiz gereken bir yer daha var. Lizbon Timeout Market. Bavulunuza Lizbon'a ait hangi lezzeti koymak istiyorsanız buraya buyurun. Eski Lizbon pazar yeri Time Out Portekiz elinde 24 restoran, 8 bar, düzinelerce dükkanla bir modern pazara dönüşmüş durumda. Eski ve yeniyi harmanlayarak uğrak bir mekan haline gelen bu güzel yeri de görün, hediyelikleri çantanıza doldurun ve yavaş yavaş havalimanının yolunu tutun.