İstanbul Roma Grup Uçak Bileti Al - Grup uçak bileti , Otobüs kiralama , Gezi turları , Transfer Hizmeti - GrupBileti.Com

İstanbul Roma Grup Uçak Bileti Al

GRUP UÇAK BİLETİ TALEBİ İÇİN TIKLAYIN
​Roma, Antik dönemlerden beri dünyanın merkezinde kalmayı başarabilmiş bir dünya kentidir. Önce Roma İmparatorluğu’nun kalbi, ardından Rönesans’ın merkezi, sonra da Akdeniz ve Avrupa’nın tarih ve kültürüyle en gözde şehirlerinden olmuştur. İtalya’nın başkenti Roma, bununla da kalmamış, aynı zamanda birçok kişi için bir inanç merkezi hâline de gelmiştir zaman içinde.
 
Roma’nın her bir köşesi, ziyaretçilerine farklı tatlar sunar. Kimileri Antik Roma kalıntılarını görmek için, kimileri kutsal bir Vatikan ziyareti yapmak için, kimileri zengin şehir mimarisini incelemek için, kimileri ise canlı Roma hayatını tecrübe etmek için bu şehre akın eder. Ziyaret sebebiniz ne olursa olsun, Roma size de orijinal bir lezzet sunacak.
 
 
Nereler Gezilir?
​Antik kalıntıların şehre kattığı tarihsel doku, şehrin her noktasına yayılan Rönesans esintileri ve sanatla ruhsal dinginliği birleşitiren kutsal yapılar; Roma’nın güzelliklerini dile getirmenin sadece bir özetidir. Her sokak arası, çıktığınız her meydan, meydanları süsleyen çeşmeler ve heykeller; kiliseler, şapeller, müzeler; antik Roma yerleşim yerleri; hepsi bir arada yer almakta ve adeta ziyaretçileri kapmak için kıyasıya yarışmaktadırlar. Roma; yüzlerce yıllık şehirciliğini modern şehircilikle gayet iyi harmanlamıştır, tarih ve sanat dolu atmosferine romantizmi de ekleyince dünyanın doğal olarak en popüler destinasyonlarından biri durumuna gelmiştir.
 
Antik Roma
 
Kolezyum / Colosseo
 
Orijinal ismi Flavianus Amfiteatrı olan ve yüzyıllardan beri ayakta kalmayı başaran yapı, Roma şehrinin adeta bir simgesidir. Elips biçimindeki yapının inşasına M.S. 72 yılında, imparator Vespasian döneminde başlanmış; M.S. 80’de imaparator Titus döneminde tamamlanmıştır. 50 bin kişi kapasiteli Kolezyum, Roma İmparatorluğu sınırlarındaki en büyük amfiteatr olma özelliğini taşır.
Köle, mahkûm veya iyi savaşçılar arasında seçilen gladyatörler, birbirleriyle ya da vahşi hayvanlara burada dövüşürler ve kimi ölümle sonuçlanan şiddet gösterileri sunarlardı. Sosyal statülerine göre amfiteatrda yerlerini alan seyirciler ise ateşli tezahüratlarla, bu güç kapışmasını izlerdi. Zaman içinde gittikçe popülerleşen bu etkinlik, halkın en büyük eğlencesi olmuş ve Kolezyum, Roma halkı için bir prestij merkezi hâline gelmiştir. Burada gösterilerin dışında, tiyatro oyunları da düzenlenirdi.
 
Kolezyum; turist kalabalığıyla çevrili olduğundan, çevresinde birçok dilde turlar sunan rehberler bulabilirsiniz. Ayrıca sesli elektronik rehberle turunuzu kendiniz de gerçekleştirebilirsiniz. Yapı, Via S. Gregorio caddesinin üzerinde yer almaktadır.
 
Ziyaret saatleri: Pazartesi – Cumartesi: 09:00 – 19:00
 
Forum / Foro Romano
 
Roma İmparatorluğu, Forum’dan yönetilmiştir. Palatino ve Capitolino Tepeleri arasında yer alan bu bölge, eski Roma medeniyetinin çevresinde geliştiği merkezdir. M.Ö. 7. yüzyıl civarında yapımı başlamış ve o tarihten sonra bin yıl boyunca Roma şehir hayatının merkezi olmuştur. Siyaset, ekonomi, din işleri ve hukuk işleri buradan yürütüldüğünden, alanda birçok resmi bina görevi görmüş yapıya rastlanır.
 
19. yüzyılda yapılan kazı çalışmalarıyla birlikte Antik Roma kültürüne ışık tutan birçok yapı ortaya çıkarılmıştır. Bunlardan bazıları Curia (Senato Binası), Lapis Niger, Arco di Settimio Severo, Rostra, Colonna di Foca, Tempio di Saturno, Basilica Giulia, Tempio dei Castori (Kastor ve Polluks Tapınağı), Tempio di Cesare (Caesar Tapınağı), Casa delle Vestali, Tempio di Vesta, Tempio di Antonio e Faustina, Basilico di Massenzio ve Arco di Tito’dur.
 
Senato binası olan Curia’nın, M.Ö. 7. yüzyılda Tullus Hostilius tarafından inşa ettirildiği tahmin edilmektedir. O günden bu yana pek çok düzenleme geçiren bu yapı, Roma devlet işlerinin görüşüldüğü bina olarak hizmet vermiştir. M.Ö. 4. yüzyıl civarında yapıldığı tahmin edilen Rostra ise devlet adamlarının ve politikacıların halka seslendiği yüksek bir paltformdur. Rostra’yı halktan kişiler de konuşma yapmak için kullanırlardı. Forum’un batı ucunda, 8 sütun hâlinde yükselen Tempio di Saturno (Satürn Tapınağı); tanrı Satürn’e ithaf edilmişti ve imparatoluğun altın ve gümüş hazinelerinin saklandığı yerdi. Tempio dei Castori (Kastor ve Polluks Tapınağı), Regillus Irmağı Savaşı (M.Ö. 495)’nda elde edilen zaferdeki paylarından ötürü Zues ile Leda’nın ikiz oğulları Kastor ve Polluks adına inşa edilmiştir. Alanda yer alan dikkat çeken yapılardan bir diğeri ise Arco di Tito (Titus Takı)’dır. Forum’un güneydoğusundaki bu tak, M.S. 1. yüzyılda imparator Domitian tarafından abisi Titus adına inşa ettirilmiştir. Kudüs’ün Romalılar tarafından işgalini kutlamak için yapılmıştır ve özenli rölyefleriyle dikkat çeker.
 
Ziyaret saatleri: Kışları 09:00 – 16:30, yazları 09:00 – 19:30 arası açık.
 
İmparatorluk Forumları / Fori Imperiali
 
M.Ö. 46 ile MS 113 yılları arasında inşa edilen bu meydanlar; politika, din işleri ve ekonominin kalbi niteliğindeydi. Fori Imperiali olarak adlandırılan bu kompleksin içinde Caesar, Augustus, Nevra ve Trajan Foraları ile Temple of Peace (Barış Tapınağı) yer almaktadır. Via dei Fori Imperiali’nin kuzeydoğusunda yer alan bu yıkıntılar, eski görkemlerini koruyamasalar da Antik Roma hakkında engin bilgi sunmaktadırlar. Bölgede bulunan Mercati di Traiano (Trajan Pazarları) da yüzyıllar öncesinde yapılmış olan bir alışveriş merkezinin özelliklerini gözler önüne serer.
 
Palatino Tepesi
 
Eski Roma halkının elit kesiminin ikamet ettiği yer, muhteşem Roma Forumu manzarasına sahip olan Palatino Tepesi’dir. Tepe, Roma şehrini oluşturan yedi tepeden biridir ve Forum’dan neredeyse 40 m daha yüksektedir. Yemyeşil düzlüklerin arasındaki kalıntılar, bu tarihi atmosfere dingin bir hava katar. Palatino’nun Roma mitolojisinde oldukça önemli bir yeri vardır. Şehrin kurucuları olduğuna inanılan Romulus ve Remus’un bir dişi kurt tarafından bu tepede yer alan bir mağarada bulunduklarına ve kurdun çocukları besleyerek çocukların hayatta kalmalarını sağladığına inanılır.
 
Bu bir zamanların lüks semtinde soyluların yanı sıra imparatorlar da yaşamışlar ve tepeye birbiri ardına saraylar inşa ettirmişlerdir. Augustus, Tiberius ve Domitian saraylarının kalıntıları ayaktadırlar. Tepedeki bir diğer ilgi çekici yer ise araba yarışlarının düzenlendiği, 270 bin kişilik kapasiteye sahip bir hipodrom olan Circus Maximus’tur.
 
Ziyaret saatleri: Kışın 09:00 – 16:30, yazın 09:00 – 19:30 arası açık.
 
Pantheon
 
Pantheon, Marcus Agrippa tarafından M.Ö. 27 yılında yaptırılmış ve Antik Roma’nın tanrılarına adanmıştır. Antik Roma’dan günümüze kalan en iyi korunmuş eserdir. İmparator Hadrianus; yapıyı, M.S. 126’da tekrar inşa ettirmiştir ve Pantheon, M.S. 7. yüzyıldan beri bir kilise görevi görmektedir. Pantheon’un en dikkat çekici özelliği mimari özellikleri ve harika bir mühendislik örneği oluşudur: yapının kubbesinin yüksekliğinin çapıyla eşit olduğunu (43 m) söylediğimizde, Pantheon’un ne kadar görkemli olduğuna siz de inanacaksınız. Kubbenin bir diğer özelliği ise üzerinde bulunan küçük delik oculus’tan içeri yağmur damlaları ve güneş ışınlarını almasıdır. Pantheon’da krallar Victor Emmanuel II ve Umberto I ile sanatçı Rafael’in mezarlarını da görebilirsiniz. Pantheon, Piazza della Rotonda meydanında yer almaktadır.
 
Ziyaret saatleri: Ptesi – Ctesi: 08:30 – 19:30, Pazar 09:00 – 18:00
 
Caracalla Hamamları / Terme di Caracalla
 
İmparator Caracalla, şehrin güneyinde tarihin en önemli SPA komplekslerinden birini yaptırmıştır. Yapımı M.S. 216 yılında tamamlanan Caracalla Hamamları, 13 hektarlık bir alana yayılmıştır ve içerisindeki birçok farklı salonla birlikte zamanının en gözde dinlence mekânlarından biri olmuştur. Bu kompleksin içerisinde bulunan odalardan bazıları; frigidarium (soğuk oda), tepidarium (ılık oda), caldarium (sıcak oda), natatio (yüzme havuzu), kütüphane ve iki adet palaestra (güreş ve boks okulu)’dır.
 
Adres: Via delle Terme di Caracalla
Ziyaret saatleri: Salı – Pazar: 09:00 – 18:30, Ptesi: 09:00 – 13:00
 
Vatikan
 
Roma şehir merkezinin batısına doğru ilerleyip Tiber Nehri’ni (Tevere) geçtiğinizde, Hristiyanlığın en kutsal şehri Vatikan’a ulaşmış olacaksınız. Papaların ikamet yeri olan bu küçük devlet, 1929 yılındaki Laterno Antlaşması’yla bağımsızlığını ilan etmiş ve bir devlet olarak tanınır hâle gelmiştir. Etrafı yüksek duvarlar ile çevrili, neredeyse 900 kişinin ikamet ettiği bu dünyanın en küçük ülkesinde 1377 yılından beri Papalar yaşamakta ve Katolik mezhebini buradan yönetmektedirler. Dünyanın her yerinden Katolikler bu kutsal toprakları görebilmek, papanın ve kardinallerin ikametgâhına adım atabilmek için Roma’ya akın etmektedir. Eğer güzel bir günde Vatikan’ı ziyaret ederseniz, San Pietro Bazilikası önünde içeri girmeyi bekleyen metrelerce uzunluğundaki kuyruğu görürsünüz.
 
Şehir adeta bir açık hava müzesi gibidir. Her bir adımda heykeller, anıtlar, tablolar, freskler karşılar sizi. Tüm bunlara yakından bakabilmek için Piazza San Pietro, San Pietro Bazilikası, Vatikan Müzeleri ve Castel Sant’ Angelo sizi bekliyor.
 
Bir not: Vatikan’a giriş yapmak için vize veya pasaport gibi herhangi bir işleme gerek yoktur.
 
Piazza San Pietro / San Pietro Meydanı
 
Vatikan’ın merkezi, San Pietro Bazilikası’nın önünde uzanan geniş meydan Piazza San Pietro’dur. Mimar Bernini’nin 1656 – 1667 yılları arasındaki 11 yıllık uğraşı sonucunda bu dünyanın belki de en ihtişamlı meydanı ortaya çıkmıştır. 284 adet sütun, meydanı çevreler. Sütunların üzerlerinde ise 140 adet aziz heykeli yer almaktadır. Sütunların arasında kalan elips şeklindeki alanın tam ortasında 26 m uzunluğunda, M.S. 37’de Mısır’dan Roma’ya getirilen kırmızı granitten yapılmış dikilitaş bulunmaktadır. Tarihinin M.Ö. 13. yüzyıla dayandığı düşünülen bu dikilitaşın iki yanında ise M.S. 17. yüzyıl tarihli iki adet çeşme yer almaktadır. Ayin günlerinde Papa’nın halkı selamladığı meydan, 300 bin kişiyi rahatlıkla alabilmektedir.
 
Basilica di San Pietro in Vaticano / San Pietro Bazilikası
 
Dünyanın en büyük Katolik Kilisesi, Vatikan’ı ve Roma’yı gururlandıran San Pietro Bazilikası’dır. Tiber Nehri’ni Ponte Sant’ Angelo Köprüsü üzerinden yürüyerek geçin, Via della Conciliazione’yi takip edin; San Pietro Meydanı’nda yer alan San Pietro Bazilikası’nı göreceksiniz. San Pietro, 60 bin kişilik iç kapasiteye sahip oluşuyla dünyadaki en büyük kilisedir.
 
Bazilika, İsa’nın on iki havarisinden biri olan Petrus’un gömülü olduğuna inanılan yere dikilmiştir ve ismini bu havariden almıştır. 18 Nisan 1506’da başlayan ilk bazilika inşa çalışmaları, yıllar içerisinde birçok mimarın yaptığı eklemelerle nihai hâlini 18 Kasım 1626’da almıştır. Bazilikanın mimarları arasında Donato Bramante, Antonio da Sangallo, Michelangelo, Vignola, Giacomo della Porta, Carlo Maderno, Gianlorenzo ve Bernini’nin isimleri sayılmaktadır.
 
Bazilikanın en değerli eserlerinden biri Rönesans sanatçısı Michelangelo’nun ünlü La Pietà’sıdır. 1499 tarihli bu mermer heykel, İsa ile annesi Meryem’i temsil etmektedir. Çarmıha gerilen İsa’nın cansız bedeni, Meryem’in kollarında yatmaktadır; oldukça genç işlenen Meryem figürü ise hüzünlü gözlerle İsa’nın bedenine bakmaktadır. Bazilikaya adım atıldığında sağdaki ilk şapelde yer alan heykel, San Pietro’nun şaheserlerinden biridir.
 
132 m yüksekliğindeki kubbenin hemen altında ise Bernini’nin 1623 – 1633 yılları arasında yaptığı ünlü baldacchino’su bulunmaktadır. Yüksekçe bir altarın üzerindeki bu bronz ve mermer yapının, Aziz Petrus’un mezarının tam üstüne inşa edildiği söylenir. 4 kolon ve bir tavandan oluşan baldacchino’nun her bir kolonu 20 m yüksekliğindedir.
 
En çok hayranlık uyandıran odalardan bir diğeri ise Rafael Odaları (Stanze di Raffaello)’dır. Papa II. Julius’un görevlendirdiği Rafael ve arkadaşları; Sala di Costantino, Stanza di Eliodoro, Stanza della Segnatura ve Stanza dell'incendio del Borgo isimleriyle bilinen bu dört odayı 1500’lü yılların başlarında tamamlamışlardır. Bu dört odanın en ünlüsü, Atina Okulu ve Kutsal Ayin Üzerine Tartışma fresklerinin yer aldığı Stanza della Segnatura’dır.
 
Ziyaret saatleri: Pazartesi – Cumartesi: 09:00 – 18:00
 
Capella Sistina / Sistina Şapeli
 
Bazilikanın içinde yer alan şapellerin en ünlüsü ise Sistina Şapeli’dir. Michalengelo’nun 1508 ile 1512 yılları arasında yaptığı fresklerden ikisi, bu şapelin simgelerinden olmuşlardır: Tavanda yer alan Adem’in Yaratılışı ve girişte sağ duvardaki Son Yargı. Adem’in Yaratılışı’nda İncil’in Genesis (Yaratılış) bölümünde sözü geçen Tanrı’nın ilk insan olan Adem’i yaratışı resmedilmiştir. Freskte, Tanrı’nın sağ eliyle Adem’in sol elinin birbirlerine değmek üzere olduğu görülür. Son Yargı ise tamamlanması 9 yıl alan bir eserdir. Şapelin duvarlarından birini boydan boya kaplayan eserde, İsa’nın yeryüzüne tekrar inişi ve kıyamet anlatılmaktadır.
 
Ziyaret saatleri: Pazartesi – Cumartesi: 09:00 – 18:00
 
Castel Sant’ Angelo
 
San Pietro’dan biraz uzaklaşıp Tiber Nehri’ne doğru ilerlediğinizde Castel Sant’ Angelo şatosunu göreceksiniz. İmparator Hadrianus’un kendisi için bir mozole olarak yaptırmaya başladığı yapı, 139 yılında Antoninus Pius tarafından tamamlanmıştır. Zamanla bir mozole görüntüsünden uzaklaşan şato, bir savunma merkezine dönüşmüştür. Savaş zamanlarında askerler ve papalar Castel Sant’ Angelo’ya sığınmışlardır. 13. yy’da II. Nicholas, kaleyle Vatikan şehri arasında bir geçit yaptırmıştır. Kale; hapishane, zindan ve bir işkence merkezi olarak da kullanılmıştır.
 
Castel Sant’ Angelo, günümüzde bir müze olarak hizmet vermektedir ve gezilip görülebilecek 5 kata sahiptir. Hapishanelerin ve hücrelerin yer aldığı ikinci kat, freskleriyle öne çıkan dördüncü kat (papalık katı) ve muhteşem Roma panoramasının izlenebildiğini beşinci kat ilginizi çekebilir.
 
Ziyaret saatleri: Salı – Pazar 09:00 – 19:00
 
Ve Diğerleri...
 
Roma’nın sadece Antik Roma ve Vatikan’dan oluştuğunu söylemek, bu zengin şehre haksızlık yapmak demektir. Şehrin hemen her noktası, görülmeye değer eserlerle doludur.
 
Piazza Venezia
 
Roma’nın belki de en merkezi meydanı Piazza Venezia’dır. Hem Antik Roma destinasyolarına yakındır, hem de Vatikan’a. Ayrıca şehrin ulaşım ağının da ana duraklarından birisidir bu meydan. Piazza Venezia’da görebileceklerinizden bazıları II Vittoriano Anıtı ve Palazzo Venezia (Venezia Sarayı)’dır.
 
Piazza Venezia’yı zenginleştiren en önemli eser II Vittoriano Anıtı’dır. Birleşmiş İtalya’nın ilk kralı olan Victor Emmanuel’i onore etmek için yapılmış hayranlık uyandıran anıt; 1895 yılında Giuseppe Sacconi tarafından tasarlanmıştır. Saf beyaz mermerden yapılmıştır ve kilometrelerce öteden dahi gözlerin kendisine çevrilmesini sağlar. Anıtta Victor Emmanuel heykeli, tanrıça Victoria'nın atlı araba süren iki adet heykeli, çeşmeler, 4 adet korint tarzında kolon ve merdivenlerden görülmesi gereken yerlerdendir. Anıtın içerisinde İtalya tarihinden izler sunan bir müze ve Altare della Patria (Meçhul Asker Anıtı) da yer almaktadır.
 
Ziyaret saatleri: 09:30 – 18:00
 
Capitolino Tepesi
 
II Vittoriano ile Forum arasında kalan alanda, Roma’yı oluşturan 7 tepeden en küçüğü olan Capitolino Tepesi yer almaktadır. Bir zamanlar Antik Roma kalıntılarının bulunduğu tepenin çehresi, Michalengelo’nun 16. yüzyılda yaptığı düzenlemeler ile oldukça değişmiştir. Şimdilerde Capitolino, Piazza del Campidoglio (Campidoglio Meydanı) ve meydanın etrafındaki Palazzo Senatorio, Palazzo dei Conservatori ve Palazzo Nuovo saraylarından oluşmaktadır. Ayrıca meydanın tam ortasında, orijinali Palazzo Nuovo’da bulunan M.S. 2. yüzyıl tarihli bronz Marcus Aurelius heykelinin bir replikası bulunmaktadır.
 
Tepede bulunan bu saraylar meydanında birçok müze yer almaktadır. Bu müzelerin tümü Capitolino Müzeleri olarak adlandırılır. Palazzo Senatorio, Palazzo dei Conservatori ve Palazzo Nuovo’daki salonlar, yer altından geçen bir galeriyle birbirlerine bağlanmışlardır. Müzelerde görebileceklerinizden bazıları Antik Roma tarihinden eserler; Ölen Galyalı, Capitolino Venüsü ve Capitolino Dişi Kurt heykelleri; Velázquez, Bellini ve Caravaggio’nun resimleri ve imparator büstleridir.
 
Adres: Piazza del Campidoglio, 1 – 00186, Roma
Tel: +39 060608
Web: www.museicapitolini.org
Ziyaret saatleri: Salı – Pazar: 09:00 – 20:00
 
Piazza di Spagna ve İspanyol Merdivenleri
 
Lüks butiklerin etrafını çevrelediği Piazza di Spagna ile Trinità dei Monti kilisesinin bulunduğu Piazza Trinità dei Monti’yi birleştiren merdiven setleri, İspanyol Merdivenleri olarak bilinmektedir. Merdivenler, Avrupa’nın en uzunu ve en genişi olarak ün salmıştır. 1723 – 25 arasında yapılan bu 138 basamaktan oluşan merdiven seti, özellikle gençlerin Roma’daki en gözde mekânıdır. İspanyol elçiliği bu meydanda yer aldığından merdivenler de İspanyol sıfatıyla adlandırılmıştır. Piazza di Spagna’da, merdivenlerin başlangıç noktasındaki 1627 tarihli, barok La Fontana della Barcaccia çeşmesi de görülmeye değer bir başka eserdir.
 
Fontana di Trevi / Trevi Çeşmesi
 
Ve Roma’yla özdeşleşen çeşmeye bozuk para atma geleneğinin hayata geçirildiği yerdeyiz. Roma’ya hayran kaldıysanız ve bu şehri tekrar ziyaret etmek isterseniz, bu dileğinizin gerçekleşmesi için bir bozuk parayı sağ elinizle sol omzunuzun üzerinden Trevi Çeşmesi’ne atmanız yeterlidir.
 
Heykeltıraş Nicola Salvi’nin eseri, 1732 – 1762 yılları arasında inşa edilmiştir. Bu Roma’nın en büyük barok çeşmesi; 26 m yüksekliğinde, 20 m genişliğindedir. Eserde, deniz tanrısı Neptün midye şeklindeki bir savaş arabasında resmedilmiştir. Tritonlar da arabayı çeken deniz atlarını sakinleştirmeye çalışmaktadırlar. 1960 yılı yapımı La Dolce Vita (Tatlı Hayat) filmi, Trevi Çeşmesi’nin popülerliğini arttırmıştır.
 
Piazza Navona
 
Gian Lorenzo Bernini’nin Fontana dei Quattro Fiumi (Dört Nehir Çeşmesi)’si, bu meydanın ortasında yükselen önemli bir mimari şaheserdir. Rio de la Plata, Tuna, Ganj ve Nil nehirlerini simgeledeğine inanılan bu heykel; 1651 yılından bu yana Piazza Navona’yı süslemektedir. Meydanda bulunan bir diğer görülesi yapı ise 17. yüzyıl tarihli Sant'Agnese in Agone bazilika kilisesidir.
 
Piazza Navona, günümüzde, bir açık hava sahnesi olarak da hizmet vermektedir. Gezinize meydanda bir mola verip sokak sanatçılarının eğlenceli şovlarını izleyebilirsiniz.
 
Campo de’ Fiori
 
Orta Çağ’da çiçeklerle kaplı bir ova olan Campo de’ Fiori, bu yüzden “çiçekler tarlası” ismini almıştır. Piazza Navona’nın birkaç sokak güneyindeki bu kare şeklindeki meydanda, bir zamanlar suçlular idam edilirmiş. Öyle ki meydanı süsleyen filozof Giordano Bruno’nun heykelinin de benzer bir hikâyesi vardır: Bruno; evrenin merkezinde Güneş’in yer aldığını iddia edince, 1600’de, engizisyonun kararıyla Campo de’ Fiori’de diri diri yakılmıştır. Heykeltıraş Ettore Ferrari, 1887’de Bruno’nun heykelini idam ettirildiği yere diktirerek Giordano Bruno isminin uzun yıllar yaşamasını sağlamıştır.
 
Günümüzde Campo de’ Fiori, çiçekçilerin meskenidir. Ayrıca sebze, meyve ve balık satıcıları da meydandaki yerlerini almakta ve burayı bir pazara çevirmektedirler. Etraftaki kafeler ise özellikle gençlerin uğrak yeri olmuştur.
 
Bocca della Verità
 
Santa Maria in Cosmedin Bazilikası, Roma’nın en çok ziyaretçi çeken heykellerinden birine ev sahipliği yapmaktadır: Bocca della Verità (Gerçeğin Ağzı), kilisenin girişinde meraklı turistleri selamlar. 1. yüzyıldan kalma bir Antik Roma çeşmesinin bir parçası olduğu varsayılır. 17. yüzyılda Santa Maria in Cosmedin’e yerleştirilen bu heykelin olağanüstü güçleri olduğuna inanılır. İnanışa göre heykelin ağzına parmağını sokup yalan söyleyenlerin parmağı, heykel tarafından ısırılır. Bu heykel, 1953 yapımı Roma Tatili filmiyle geniş kitleler tarafından bilinir hâle gelmiştir.
 
Adres: Piazza della Bocca della Verità
 
 
Ne Yenir?
​Tarihi ve coğrafi güzellikler bir yana İtalyanlar, isimlerini dünyaya bir alanda daha duyurmuşlardır: gastronomi. İtalyan mutfağı dendiğinde akla geniş bir yelpazeye yayılan lezzetli yemekler gelir hemen. Ünü İtalya sınırlarını aşan bu enfes leziz yemekler, hemen her ülkede mevcut olan Ristorante Italiano’larla birçok kişinin favorileri hâline gelmiştir. İtalya mutfağının ünlü üyelerinden bazıları şunlardır: pizza, makarna, dondurma, parmesan peyniri, mozzarella, tramezzino, antipasti, saltimbocca, zuppa inglese, tiramisu, panna cotta, castelli romani ve frascati.
 
Pizza
 
18. yüzyılın sonlarına doğru fakir Napolililerin yayvan ekmeklerin üzerine domates sosu sürmeleriyle pizzanın doğduğuna inanılır. Napoli’de başlayan bu yeni yemek kültürü, birçok şehirde seyyar satıcıların arabalarında yerlerini alır. Günümüzde ise pizza evleri olarak adlandırılabilecek pizzerialar, Roma’da ve İtalya’nın hemen her şehrinde en çok rastlanan restoranlardan biridir.
 
Pizza marinara ve pizza margherita, pizzanın ataları sayılır. Marinaranın üzerindeki sos; domates, keklikotu, zeytinyağı ve fesleğenle hazırlanırken; margherita, sadece domates sosu ve mozzarella içermektedir. Bu iki çeşidin yanı sıra; çeşitli baharatlar, peynirler, soğan, sarımsak, zeytin, mantar, patates, mısır, et, sebzeler ve daha birçok yiyecekle damak tadınıza uygun pizzalar hazırlanmaktadır.
 
Makarna (Pasta)
 
İtalyanca’da “hamur” anlamına gelen pasta kelimesi, İtalyan mutfağında önemli bir yer tutan makarna çeşitleri için kullanılan genel bir isimdir. Makarna çeşitleri, isimlerini genel olarak şekillerinden alırlar. Bunlardan bazıları spaghetti, tagliatelle, penne, fettuccine, pappardelle, fusilli, lasagne, maccheroni, farfalle ve orecchiette’dir.
 
Makarna çeşitlerinin yanı sıra, kullanılan soslar da bu yemeği zenginleştirmektedir. Tercih edebileceğiniz soslardan bazıları fesleğen, tuz, sarımsak, zeytinyağı, çam fıstığı ve özel bir peynirle hazırlanan pesto; et, soğan, havuç, kereviz ve domatesle hazırlanan bolognese; sarımsak, domates, fesleğen, zeytinyağı ve acı biberle hazırlanan arrabbiata ve parmesan, krema ve tereyeğı ile hazırlanan alfredo’dur.
 
Tüm makarna çeşitlerinin arasından lazanya, şekli itibariyle ayrılmaktadır. Bu orijinal makarna; çarşaf şeklindeki tabakaların börek gibi üst üste dizilmesi ve katmanlar arasına peynir, ıspanak, etli sos veya deniz ürünleri gibi malzemelerin eklenmesiyle yapılmaktadır.
 
Peynirler
 
Dünya yemek kültürünün hemen her alanında etkisi görülen İtalyanlar, peynirde de oldukça ustalaşmışlardır. Gorgonzola, mozzarella, parmesan ve ricottayı göz önünde bulundurduğumuzda; zengin İtalyan peynir kültürünün gelişmişliği oldukça iyi anlaşılacaktır. Bu peynirleri tatmadan ya da yakınlarınıza hediyelik küçük dilimler almadan Roma’dan dönmeyin. Restoranlarda bu peynirlerle hazırlanan sosları da deneyebilirsiniz.
 
Tatlılar
 
Dondurma
 
İtalyan mutfağının bir diğer harikası ise dondurmadır. Roma’ya kadar gitmişken bir gelateria (dondurma dükkânı)’na mutlaka uğramalı ve oldukça renkli ve geniş dondurma yelpazesinden seçiminizi yapmalısınız. İtalyanlar hemen her yiyecekten dondurma üretme yeteneğine sahiptirler. Tiramisulu, bisküvili, bergamotlu ve lavantalı dondurmalar ve daha birçok malzemeyle üretilen farklı lezzetler mevcuttur.
 
Tiramisu
 
“Tirami su” İtalyanca’da “beni al” anlamına geliyor. İçeriğindeki şeker ve kahve nedeniyle de “beni neşelendir” anlamına geldiği de söylentiler arasında. Kakao, bisküvi ve kremanın bir araya gelmesiyle oluşan bu tatlının sunacağı lezzete siz de “evet” diyorsanız aşağıdaki adresleri ziyaret edebilirsiniz.
 
Smeraldo's
Adres: Star Metropole Hotel yanı, Roma, İtalya.
 
Ciao Bella Restaurante
Adres: Via Vittorio Veneto, 12 00187 Roma, İtalya
Tel: +39 06 4824155
 
Zuppa Inglese
 
Türkçesi İngiliz çorbası olan bu tatlı, yeni bir Roma lezzeti sunuyor. Krema ve pandispanyadan yapılan yumuşak katmanların üzerinde çeşitli meyve dilimleri veya kuru yemişler serpilir ve zuppa inglese hazır hâle getirilir. Roma’da bu lezzeti de tatmalı.
 
İçecekler
 
Kahveler
 
İtalya’yla özdeşleşen bir sıcak içecek bulunuyor. Gezinizi serin havalarda gerçekleştirecekseniz ya da kahve, damak tadınıza hitap eden lezzetlerden biri ise Roma’da kesinlikle espresso içmelisiniz. Espresso, dünyanın her ülkesinde bulunuyor fakat bu kahveyi yerinde içmenin keyfi başkadır. Küçük fincanlarda sunulan bu sert kahve, uzun süren bir günün ardından yorgunluğunuzu almak için birebirdir.
 
Şaraplar
 
İtalya, dünyanın en çok şarap üreten ülkesidir. Ülke, üretilen şarapların çeşidine göre 20 bölgeye ayrılmıştır. Hemen her şehir, kendi şarabını üretmekte ve ihraç etmektedir. Hâl böyleyken, Roma şehri de kendine özgü bir şarap kültürüne sahiptir. Barolo, amarone ve chianti; denenebilecek ünlü İtalyan şaraplarından bazılarıdır. 4 – 5 €’ya gayet kaliteli bir şişe şarap ısmarlayabilirsiniz.
 
Dışarıda yemek yemeden önce bunları bilmenizde fayda var:
 
Ristorante: Diğerlerine göre daha lükstür ve daha geniş bir menüye sahiptir.
 
Trattoria: Ristorante’den daha az resmidir, servis daha gelişigüzeldir. Menünün pek zengin olduğu söylenemez.
 
Osteria: Daha çok alkollü içecekler tüketilir. Kişilerin makul fiyatlı şarap eşliğinde sohbet etmek için bir araya geldikleri samimi restoranlardır.
 
Pizzeria: Pizza yapan ve satan restoranlardır. Farklı fiyat aralıklarında pizzeria’lar mevcuttur.
 
Gelateria: Dondurmacı dükkânıdır.
 
 
Nasıl Eğlenilir?
​Bir kültür kenti olmasının yanı sıra sanat ve eğlence de büyük yer tutmaktadır Roma’nın kimliğinde. Müzik, tiyatro, opera, bale ve sinemanın yanına gece eğlencelerini de eklemiştir bu kent. Bu yüzden Roma, birçok eğlence merkezini sınırlarında barındırkamktadır.
 
Bunlardan bazıları şunlardır:
 
Teatro Dell’Opera
 
Opera, bale ve klasik müzik için tercih edebileceğiniz adres, Via Torino’daki Teatro Dell’Opera’dır.
 
Adres: Piazza Beniamino Gigli, 7, Roma
Tel: +39 063570
Web: http://en.operaroma.it/
 
Accademia Nazionale di Santa Cecilia
 
Klasik müziğin en güzel örneklerini sunan bir diğer mekân ise Accademia Nazionale di Santa Cecilia’dır. Akademi, yaz aylarında ücretsiz konserler de vermektedir.
 
Adres: Auditorium Parco della Musica, l.go Luciano Berio 3 – 00196, Roma
Tel: +39 0680242501
Web: www.santacecilia.it
 
Auditorium Parco della Musica
 
Klasik müzikle birlikte çağdaş örnekler de sunan merkez ise Auditorium Parco della Musica’dır.  Auditorium, geniş bir etkinlik takvimine sahiptir.
 
Adres: Viale Pietro de Coubertin 30 – 00196, Roma
Tel: +39 0680241281
Web: www.auditorium.com
 
Spor
 
Şehirde futbol, basketbol, golf, rugby, tenis, atletizm, at yarışı ve bisiklet sporlarına meraklılar için oldukça geniş alternatifler sunulmaktadır.
 
Roma, ismini düzenlediği spor organizasyonlarıyla da oldukça sık duyuran bir şehirdir.
 
Golden Gala Roma
 
Golden League atletizm yarışları serisinin üçüncü ayağı Roma’da, Stadio Olimpico (Roma Olimpiyat Stadı)’nda düzenlenen Golden Gala yarışlarıdır. 73 bin kişinin gözlerini kırpmadan izlediği yarışlar, tüm Avrupa’dan seyirci çeker. Özellikle spor ile birkaç günlük bir tatil planını birleştirmek isteyenler, Roma’nın yolunu tutarlar. Golden Gala, Temmuz’un ikinci haftasında düzenlenmektedir.
 
Stadyum adres: Via Foro Italico, 00194 Roma
Tel: +39 0636856149
Web: www.goldengala.it
 
Roma Maratonu / Maratona di Roma
 
Her yıl Mart ayının bir Pazar gününde, Roma sokakları amatör – profesyonel koşucularla dolar. Kolezyum civarında başlayan 42 km’lik koşu, şehirde büyük bir tur yaparak başlangıç noktasına geri döner ve Kolezyum ile Piazza Venezia arasında sonlanır. Maraton günü, sokakların rengi görülmeye değerdir.
 
Tel: +39 064065064
Web: www.maratonadiroma.it
 
Festival ve Bayramlar
 
Festa del Cinema di Roma / Roma Film Festivali
 
Ekim aylarında düzenlenen bu festival, standard festivallerden bir farkla ayrılmaktadır. Festa del Cinema di Roma’nın amacı, film sevgisini ve coşkusunu kutlamaktır.
 
Web: www.romacinemafest.it
 
L’Estate Romana Festivali / Roma Yaz Festivali
 
Roma geceleri, Haziran’ın sonundan Eylül’e kadar çeşitli etkinliklerle dolar taşar. Festival kapsamında, kentin dört bir yanında; dans gösterileri, konserler, tiyatro oyunları ve film gösterimleri düzenlenir. Romalıların büyük bir heyecanla beklediği yaz ayları, bu yüzden, turistler için de oldukça cazip hâle gelmiştir.
 
Web: http://en.estateromana.comune.roma.it
 
Notte Bianca / Beyaz Gece
 
Eylül’ün ortasında, sadece bir gece – Beyaz Gece – Romalıları sokaklara dökmek için geçerli bir sebeptir. Sokakları ve meydanları dolduran kalabalık, havai fişek gösterileri ve konserlerle eğlencenin tadını çıkarır.
 
Web: www.lanottebianca.it
 
Roma Caz Festivali
 
Roma şehrinin en klas kültür sanat merkezlerinde düzenlenen Roma Caz Festivali, İtalya sınırlarını aşan sanatçı katılımıyla dikkat çeker. Kasım ayının neredeyse tamamında, şehir, caz tınılarıyla yankılanmaktadır.
 
Web: www.romajazzfestival.it
 
 

______www.grupbileti.com______

Seyahate gitmek isteyen grubunuz grupbileti.com dan nasıl faydalanabilir , Grup olarak bir Seyahat etmeye karar verdiniz ve otobüs kiralamanız gerekiyor.En Ucuz fiyata İstediğiniz boyutta otobüs kiralama konusunda yapmanız gereken Otobüs Kiralama Talep Formunu doldurmalısınız.. Toplu olarak yapacağınız seyahati uçak ile gerçekleştirecekseniz yine yapmanız gereken sadece Grup Uçak Bileti Talep Formunu doldurmaktır. www.grupbileti.com Yurtiçi ve Yurtdışı Tüm tatil planlarınızda Grup Uçak Bileti temin etmek için hizmetinizdeyiz , Formu doldurmadan Whatsapp whatsapp iletisim tan bize ulaşabilirsiniz.Tekli Olarak Uçak bileti almayı düşünüyorsanız en Ucuz Uçak biletini www.makrobilet.com sitemizden alabilirsiniz

 

Etiketler » Roma Grup Uçak Bileti Al   » Roma Grup Uçak Rezervasyonu   » Roma Toplu Uçak Bileti  
Google ARA: İstanbul Roma Grup Uçak Bileti Al


Haberler