İstanbul Bangkok Grup Uçak Bileti Al - Grup uçak bileti , Otobüs kiralama , Gezi turları , Transfer Hizmeti - GrupBileti.Com

İstanbul Bangkok Grup Uçak Bileti Al

GRUP UÇAK BİLETİ TALEBİ İÇİN TIKLAYIN
​Bangkok, 1782’den beri Tayland’ın başkenti. I. Rama tarafından Chao Phraya Nehri’nin deltasına kurulan şehri, yine aynı nehir ikiye böler. Chao Phraya Nehri ve şehrin içinden geçen irili ufaklı diğer birçok kanal sebebiyle Bangkok’a “Doğu’nun Venedik’i” denilmektedir. Chao Phraya’nın üstünde deniz taksileriyle veya kanolarla yapacağınız gezilerde, şehrin bu lakabı gerçekten de hak ettiğini göreceksiniz.
 
Taylandlılar için korunması gereken önemli üç değer vardır; tapınakları, masaj öğretileri ve Thai mutfağı. Turizmdeki en temel amaçları ise; ülkelerinin dünyada öncelikli olarak bu üç değer ile tanınmasıdır.
 
Bangkok günümüzde modern bir 21. yüzyıl şehri olmasının yanı sıra gelenekselliğini ve sofistikeliğini korumayı başarmıştır. Şehri gezerken bunu anlamak hiç de zor değildir. Aynı günün sabahında 200 yıllık bir Buda tapınağında huzur bulup, öğleden sonra modern mimariye sahip bir alışveriş merkezinde en son trendlere göre alışveriş yapabilir ve akşamınızı da neon ışıklarının aydınlattığı gece kulüplerinde eğlenerek geçirebilirsiniz. Chao Phraya’da çıkacağınız tekne turu da şehrin geleneksel yüzünü görmenize yardımcı olacaktır.
 
Alışveriş, eğlence, mistisizm, huzur, gece hayatı, kültür, doğa... Bangkok ziyaretçilerine aradıkları her şeyi en özgün şekilde sunan büyüleyici bir şehir. Muhteşem doğa manzaralarıyla, halkının hâlâ sıkı sıkıya bağlı olduğu gelenekleriyle, acılı ve baharatlı birbirinden lezzetli yemekleriyle, vücudunuzun ve zihninizin bütün gerginliğini alacak Thai masajlarıyla ve çılgın gece hayatıyla Bangkok, ziyaretçilerine unutulmaz bir seyahat sunuyor. Buda’nın tüm dünyaya yaymaya çalıştığı felsefesini yerinde gördükten sonra dünyaya çok farklı bir gözle bakacağınıza emin olabilirsiniz.
 
Krung Thep (Melekler Şehri)
 
“Bangkok”, şehrin uluslararası alanda kullanılan adı. Tayca’da şehrin adı Krung Thep, yani “Melekler Şehri”. Ama asıl ilginç olan Tayca’daki orjinal isminin uzunluğu. Şehrin Tayca ismi dünyanın en uzun şehir ismi olma özelliğiyle Guiness Rekorlar Kitabı’na girmeye hak kazanmış. Şehrin orjinal ismi; “Krungthep Mahanakorn Boworn Rattanakosin Mahintharayuttha Mahadilokpop Noparatratchathani Burirom Udomratchaniveymahasathan Amornpiman Avatransathit Sakkathattiay-avisnukarmprasit”dir. Bu ismin karşılığı yaklaşık olarak; “Melekler şehri; kutsal mücevherlerin kaynağı; fethedilemez yüce topraklar; büyük ve önemli alem; 9 değerli cevherle dolu kraliyet başkenti; Büyük Saray’ın şehri ve kralların evi; ilâhi sığınak ve yeniden beden bulan ruhların mekânı”dır.
 
 
Nereler Gezilir?
​Bangkok yaklaşık 400 tapınağıyla tam bir “tapınaklar şehri”dir. Bu yüzden şehir gezilerinin başlangış noktası önemli tapınaklardır.
 
Bangkok’un bir tapınaklar şehri olduğunu ve gezilmesi gereken yerler listesinin başında tapınakların geldiğini düşünürsek tapınaklar hakkında kısa bir bilgi yararlı olacaktır.
 
Tapınak terminolojisi
 
Wat: Manastırları, derslikleri ve spor alanlarını da kapsayan watlar genel anlamıyla “tapınak” kavramına karşılık gelmektedir. Tayca’da wat kelimesi sadece Budist tapınakları için değil aynı zamanda cami, kilise gibi diğer dinlerin de ibadethâneleri için kullanılır.
 
Bot veya Ubosot: Watlara yeni monkların katılış törenleri gibi önemli törenler ubosotta yapılır. Ubosot tapınağın en büyük yapısı değildir ve genel olarak halka açık olmaz. Ubosotun girişinde mutlaka en az bir tane Buda heykelinin bulunduğu bir avlu vardır. Ayrıca watta etrafı Sema taşlarıyla çevrili olan tek yer de ubosottur.
 
Wihara veya Wihaan: Wiharalar önemli Buda simgelerine ev sahipliği yapar ve halk ibadet etmek için wiharalara gelir. Ubosottan farkı ise; bir watta sadece bir tane ubosot olurken, birden fazla wihara olabilir.
 
Sema: Watlarda sınırları belirlemek için kullanılan işaretçiler her zaman taştan yapılır. Örneğin; ubosotun etrafı her zaman 8 adet taş ile çevrilir. Bu taşlar genellikle yaprak şeklinde olur.
 
Chedi: Chediler çan şeklinde sivri uçlu kulelerdir ve Buda’nın eserleri ve emanetleri genellikle burada saklanır. Ayrıca kralların ve önemli monkların küllerini saklamak amacıyla da chedi inşa edilebilir.
 
Naga: Naga, yılan benzeri bir yaratık, Budist tapınaklarında sıklıkla kullanılmış bir figürdür. Efsaneye göre Naga, Buda meditasyon yaparken yanına sığınmış bir varlıktır. Efsanenin bazı versiyonlarında kobra yılanı olarak da betimlenen Naga, watlarda genellikle merdiven korkulukları ve tavan kenarlıkları süslemelerinde kullanılır.
 
Grand Palace (Büyük Saray)
 
Gezilmediği takdirde Bangkok gezisinin eksik kalacağı tek bir yapı varsa o da kesinlikle Grand Palace’dır. 150 yılı aşkın bir süre boyunca hem kral ve kraliçeye hem de yönetim kadrosuna ev sahipliği yapan Grand Palace, 100’den fazla binadan oluşan kompleks bir yapıdır. 20. yüzyıl başları itibariyle Tay krallarının artık bu sarayda yaşamamalarına rağmen, Grand Palace, Bangkok’ta ve Tayland’da hâlen gücün ve dinin simgesi olma özelliğini korur.
 
Bangkok şehrinin alametifarikası olan Grand Palace’ın inşasına, 1782 yılında, Kral 1. Rama döneminde başkentin Bangkok’a taşınmasına karar verilmesi üzerine başlanmış. İlk başta sadece birkaç ahşap yapıdan oluşan saray zamanla yapılan eklemelerle genişlemiş. Sarayın planında Ayutthaya saraylarının planına sadık kalınmıştır. Grand Palace kompleksi kendi içinde üç bölümden oluşur; dış alan, orta alan ve iç alan. Kompleksin iç alanı ziyarete kapalıdır. Tapınağın her noktası kral ve kraliyetin gücünü vurgulayan sembollerle donatılmıştır.
 
Günümüzde her ne kadar kraliyet ailesine ev sahipliği yapmasa da taç giyme törenleri, kraliyet cenazeleri ve düğünler gibi pek çok kraliyet ritüeli hâlen Kral tarafından Grand Palace’ta gerçekleştirilir.
 
Bilet gişesini geçince ziyaretçileri kahverengi dev heykeller karşılar. Bu heykellere yaksha denilir. Dikkat çekici bir diğer figür Kinnara heykelidir. Yarı insan yarı kuş olarak betimlenen Kinnara, Hindistan mitolojisinden Tay mitolojisine uyarlanmıştır ve söylenceye göre kanatları sayesinde insanların dünyasıyla mistik dünya arasında gidip gelebilen bir varlıktır. Birbirlerinin düşmanı olan yılan benzeri Nagas ve kuş benzeri Garudaların betimlemeleri de yine efsanenin bir parçadır. Kapılardan geçilip orta alana gelindiğinde köşede Elmas Buda Heykeli’ni içinde barındıran Wat Phra Kaew ziyaretçilerinin dikkatini üzerine çeker.
 
Not: Bilet gişeleri çevresinde dolaşıp ziyaretçilere sarayın kapalı olduğunu söyleyen ve ziyaretçileri mücevher almaya yönlendirmeye çalışan kişilere karşı dikkatli olunmalıdır.
 
Wat Phra Kaew (Zümrüt Buda Tapınağı)
 
Dışardan bakıldığında diğer tapınaklara göre daha küçük görünse de Wat Phra Kaew Bangkok’taki en önemli tapınaktır. Tay sanatının incelikleriyle bezenmiş ve mükemmel bir mimariyle inşa edilmiş bu tapınak, Budizm’in en önemli sembolü olan Zümrüt Buda heykelini de içinde barındırmaktadır. 66 cm uzunluğundaki heykelin yüksekliği tapınağın iç ve dış süslemelerinin heykelden daha çok dikkat çekmesini sağlar.
 
Tapınağın üç girişi vardır ama merkez girişten sadece kral ve kraliçe geçebilir. Tapınağı çevreleyen duvarlara Ramakian efsanesini (Hindistan’ın Ramayana efsanesinin Tay versiyonu) betimleyen resimler boyanmıştır. Tapınakta bulunan heykellerden bazıları da bu efsanede geçen figürlerden esinlenerek yapılmıştır, tapınak girişindeki 5 metrelik dev yak heykelleri bunlara bir örnektir. Tapınağı gezerken tapınak ve içerisindekiler hakkında bilgi almak isterseniz sesli turdan yararlanabilirsiniz. Ayrıca yaklaşık 3 saat süren Grand Palace ve tapınak turlarına katılıp rehberle de gezebilirsiniz.
 
Grand Palace ve Wat Phra Kaew’de ve genel olarak bütün wat’larda dikkat edilmesi gereken önemli noktalar ise şöyledir:
 
    Tapınaklar dini yerler olduğu için görevliler ve Bangkoklular kıyafet konusunda çok hassaslardır. Üzerinizde mutlaka ayakları, bacakları ve kolları kapatacak kıyafetler olmalıdır. Tapınağa girerken ayakkabılarınızı çıkarmanız istenir. Grand Palace kıyafet konusunda en sıkı olan yerlerden biridir. Üzerinizde kısa şort, kolsuz bluz, kapri pantolon veya uzun da olsa etek varsa içeri alınmazsınız. Ayrıca avluda yürüyebilmek için ayaklarınızın kapalı olması gerekir. Sandalet ve terlik kabul edilmez. Bu kurallar, hem kadınlar hem de erkekler için geçerlidir. Kompleksin girişinde kıyafet kiralayabileceğiniz yerler bulunuyor. Buradan size uygun kıyafetler kiralayabilir ve içeriye girebilirsiniz.
 
    Tapınak içerisinde sessiz olmaya özen gösterilmesi gerekiyor çünkü burası turistlere açık olsa da hâlen Bangkokluların tapınmak için en çok ziyaret ettikleri tapınaklardan birisi. Genelde Budistlerin sakinliğini ve tapınırlarken büründükleri adanmışlığı gören turistler de ortama ayak uydururlar.
 
Ziyaret saatleri: 8:30 – 16:30 (Bilet satışı 15:30’a kadar)
 
Wat Pho (Yatan Buda Heykeli)
 
Grand Palace’tan sonra mutlaka görülmesi gereken en önemli diğer bir tapınak da
Wat Pho’dur. Bangkok’un en büyük ve en eski tapınağı olan Wat Pho, ayrıca yatan en uzun Buda heykeline de ev sahipliği yapar. Tapınak aynı zamanda Tayland’da yaygın eğitim yapılan ilk kurumdur. Bazı kaynaklarda Wat Pho’dan Tayland’ın ilk üniversitesi olarak da bahsedildiğine rastlanabilir.
 
Tapınak 16. yüzyılın başlarında inşa edilmiştir ama 1781’de Bangkok’un başkent olmasıyla yeniden yapılandırılmıştır. Yatan Buda heykeli ise 1800’lerin ortasında tapınağa yerleştirilmiş ve tapınak Tayland’ın ilk üniversitesi olarak işlemeye başlamıştır.
 
Tapınağın biri Th Chetuphon caddesinde, biri de Th Thai Wang’ta olmak üzere iki tane girişi vardır. Turist turlarının yaratığı kalabalıktan ve dolandırıcalardan sıyrılmak isteyenler Th Chetuphon’daki girişi tercih etmeliler.
 
Tapınağın bot kısmında Rama I’in ve Buda’nın figürleri bulunur. Botu çevreleyen dört adet wiharada sergilenen 400’e yakın resim ve Buda figürü ise gerçekten görülmeye değerdir.
 
Wat Pho ziyaretinin odak noktası ise Yatan Buda Heykeli’dir. 46 metre uzunlukta ve 15 metre yükseklikte olan bu dev heykelde Buda’nın nirvanaya ulaşması betimlenmiştir. Altın yapraklarla kaplanmış bu heykelin ayakları 3 metre yüksekliğinde ve 5 metre uzunluğundadır. Ayaklarının tabanına ise Buda’nın 108 kutlu alametini tasvir eden sedef taşlar işlenmiştir. Bu heykel Tayland’da yatay konumdaki en büyük ve en güzel Buda heykelidir.
 
Wat Pho, Thai masajı da dahil olmak üzere Thai tıp öğretisini korumak ve yeni kişilere aktarmak amaçlı çalışan bir merkez olma özelliğine de sahiptir. Burada dilerseniz eğitimli kişilere masaj yaptırabilirsiniz ya da masaj kurslarına katılabilirsiniz.
 
Ziyaret saatleri: 08:00 – 17:00
Web: www.watpho.com
 
Wat Traimit ( Altın Buda Heykeli)
 
Çin Mahallesi’nde bulunan bu wat, dünyanın en büyük saf altın Buda heykeline ev sahipliği yapar. Heykelin yüksekliği 3 metre, ağırlığı ise 5,5 tondur.
 
Gerek yükte gerekse pahada ağır bu heykelin hikâyesi ise oldukça ilginçtir. Heykelin yapımı 13. yüzyıla dayanır. Saf altından yapılmış bu heykel, ülke yönetiminin zayıfladığı bir dönemde hırsızlığa ve yağmacılığa karşı bir önlem olarak alçıyla kaplanmış. Fakat bu gizlenme o kadar başarılı bir şekilde yapılmış ki alçının altında gerçekten ne olduğu unutulmuş. Kral III. Rama, heykeli Bangkok’ta bir tapınağa taşıtmış ve bu tapınak da 1931’de kullanılmaz hâle gelerek kapatılmış. Heykel 1955’te bugünkü yeri olan Wat Traimit’e taşınana kadar unutulmuş. Heykel taşınırken yanlışlıkla düşürülmüş, üstündeki alçı çatlamış ve gerçek heykel ortaya çıkmış.
 
Ziyaret saatleri: 08:00 – 17:00
 
Wat Arun (Şafak Tapınağı)
 
Wat Arun, Tayland tanıtım broşürlerinde en sık kullanılan yapı ve belki de Bangkok’un Grand Palace’tan bile daha çok bilinen sembolüdür. Bu ünlü wat, Chao Phraya Nehri’nin batı kıyısında, Grand Palace’ın tam karşısında yer alır. Tapınak adını Hindu şafak tanrısı Aruna’dan almıştır.
 
Wat Arun’nun en büyük ve göze çarpan parçası yapının merkezinde bulunan kule (praang) kısmıdır. 82 metre yükseklikteki praang gündüz güneş ışınlarını yansıttığı için ışıl ışıldır. Kimer tarzı mimariye sahip yapıda dikkat çekici bir diğer özellik de süslemelerdir. Kule, Çin porseleni ve parıltılı seramik parçalarıyla süslenmiştir. Bu tarz bir süsleme bugünün şartlarında düşünüldüğünde oldukça masraflı ve zahmetlidir ama Bangkok’un ilk yıllarında ortam böylesi bir süsleme için oldukça elverişliymiş. Çünkü Çin’den, Bangkok’a yük almak için boş gemiler gelirmiş ama gemiler, su üzerinde ağırlık yapmaları için tonlarca kırık porselen parçacıklarıyla doldurulurmuş. Gemiler yüklerini alınca bu çin porselenlerini Bangkok’ta bırakırlarmış. İşte bu kullanılmayan porselen parçacıkları Wat Arun’un etkileyici süslemesinin kaynağını oluşturur. Ayrıca bu uygulama, Taylandlıların geri dönüşüm konusundaki yaklaşımlarının ilk ve en önemli örneklerinden biridir.
 
Tapınak, merkez kule (praang) dışında 4 adet küçük kulecikten oluşur. Bu dört küçük praang, dört rüzgârı sembolize eder ve tepelerinde rüzgâr tanrısı Pai’nin heykelleri bulunur. Merkez praang’ın arkasında pek çok küçük praang daha bulunur, ayrıca buradaki bahçeler de görülmeye değer güzelliktedirler.
 
Wat Arun’u gün batımında Chao Phraya Nehri’nin karşı kıyısından izlerseniz, yapının güneş ışınlarıyla nasıl renkten renge büründüğüne şahit olabilirsiniz.
 
Ziyaret saatleri: 08:00 – 18:00
Web: www.watarun.org
 
Ulusal Müze
 
Bangkok Ulusal Müzesi, Güneydoğu Asya’nın en büyük ve en kapsamlı müzesi olma özelliğine sahiptir. Müzenin binası 1782’de Prens Wang Na’nın sarayı olarak inşa edilmiş ve 1884 yılında müzeye çevrilmiştir.
 
Müzede Tayland ve komşu ülkelerin kültür miraslarına ait kronolojik olarak düzenlenmiş pek çok eser sergilenmektedir. Müzede özellikle görülmesi gerekenler arasında; Tay dilinin en eski kayıtı olan Kral Ramakamhaeng’in taş sütunu, Kral Taksin’in tacı ve V. Rama bölümü bulunmaktadır.
 
Ana sergi salonunda Tayland’ın geleneksel müzik aletleri, seramikler, kıyafetler, ahşap oymalar ve Çin sanatından örnekler sergilenir.
 
Müzenin zemin katı ise Phutthaisawan Şapeli’ne ev sahipliği yapar. Şapel içinde oldukça iyi korunmuş orjinal duvar resimleri ve ülkenin en iyi korunmuş Buda heykellerinden biri (Phutta Sihing) sergilenir.
 
Ulusal Müze’yi gezmek için Çarşamba ve Perşembe günleri İngilizce ve Fransızca dillerinde düzenlenen rehberli ücretsiz turlara katılabilirsiniz.
 
Bir not: Ulusal Müze’yi gezdikten sonra hemen karşısındaki Ulusal Galeri’yi de gezebilirsiniz.
 
Ziyaret saatleri: 09:00 – 16:00
Web: www.thailandmuseum.com
 
Jim Thompson’ın Evi
 
Günümüzde müze olarak hizmet veren bu ev, Tay ipeğini dünyaya tanıtan Amerikalı tüccar Jim Thompson’a aittir. İkinci Dünya Savaşı sırasında bölgeye gelen ve Tay ipeğini keşfeden Thompson, bundan 12 yıl sonra Saen Saeb Nehri’nin kıyısından büyük bir arazi alır ve buraya bir ev yapmaya karar verir. Ama bu sıradan bir ev değildir çünkü 6 tane geleneksel ahşap evin ormanı andıran büyük bir bahçede biraraya getirilmesiyle inşa edilmiştir. Bu 6 küçük geleneksel Tay evi birleştiğinde, tek ve oldukça büyük, modernizmle gelenekselliğin içiçe geçtiği çok özel bir ev ortaya çıkmıştır.
 
Jim Thompson, Tay ve Asya sanat eserleri ve el işlemeleri konusunda da sıkı bir koleksiyoncu olduğu için evinde pek çok değerli eşya biriktirmiştir. Günümüzde Thompson’ın bu geniş koleksiyonu ziyaretçilerden büyük ilgi görmektedir.
 
Evin içini gezmek için mutlaka tura katılmanız gerekiyor. İçeride fotoğraf çekmenin yasak olduğunu da hatırlatalım. Gezinizin ardından Jim Thompson Sanat Merkezi’nin kafesinde soluklanabilir, bir şeyler içebilir ve atıştırabilirsiniz.
 
Grand Palace’ta ve diğer önemli turistik noktalarda olduğu gibi buranın girişinde de sizi evin kapalı olduğuna inandırmak isteyecek iyi giyimli insanlar olacaktır, dikkatli olmakta yarar var.
 
Ziyaret saatleri: 09:00 – 17:00
Adres: 6 Soi Kasemsan 2, Rama 1 Road, Bangkok
Web: www.jimthompsonhouse.org
 
Siam Okyanus Dünyası
 
Siam Okyanus Dünyası, Güneydoğu Asya’nın okyanus canlılarını barındıran en büyük akvaryumu olmakla beraber aynı zamanda Bangkok’un da en ilgi çekici noktalarından biridir. Burada 100’den fazla balık türü, çeşit çeşit kabuklu deniz canlıları ve hatta penguenler bile yaşamaktadır. Akvaryum, yaşayan canlı türlerine göre bölümlere ayrılmış. Ana bölümdeki akvaryumun içinden geçen tünel sayesinde akvaryumun içinde yürüyebilir ve bütün akvaryum canlılarını yakından görebilirsiniz. Akvaryumda yapılabilecek en heyecan verici aktivite ise köpekbalıklı dalıştır. Siam Okyanus Dünyası’nın ziyaretçileri benzersiz bir deneyim yaşamak için komplekste ayrı bir bölümde yaşayan penguenlerin yanına girebilir ve onları besleyebilir. Bu özel aktivitelerin saatlerini ve akvaryum hakkında ayrıntılı bilgiyi web sitesinden alabilirsiniz.
 
Adres: Siam Paragon, 991 Rama 1 Road, Pathumwan, Bangkok
Web: www.siamoceanworld.com
 
 
Ne Yenir?
​Bangkok’ta 24 saat boyunca yiyecek bir şeyler bulmak mümkündür. Bunun için de illa restoran veya kafe aramanız gerekmiyor çünkü yemek satıcıları sokaklara adeta minik restoranlar kuruyor. Tadabileceğiniz yemek çeşidi ise sınırsız. Geleneksel Tay mutfağından deniz ürünlerine kadar bu coğrafyaya özgü her tür lezzeti tadabileceğiniz gibi dünya mutfağından da lezzetli alternatifler bulabilirsiniz. Ayrıca bulunması zor tropik meyvalar Bangkok’ta ziyaretçilerinin her an ellerinin altındadır. Kısacası Bangkok, gurmeleri oldukça sevindirecek bir mutfağa sahip.
 
Tayland mutfağının bol baharatlı, acı soslu yemekleri ile kızartmaları ve deniz mahsülleri alışkın olmayanlara ilk günlerde biraz değişik gelebilir. İlk birkaç gün yediklerinize dikkat etmeniz gezinizin gidişatını olumlu etkileyecektir.
 
Bangkok’ta yemekler kadar yemek yenilebilen yerler de çok çeşitlilik gösterir. Yemeğinizi şehre yüksekten bakan lüks bir otelin şık restoranında, sokak restoranlarında, tezgâhlarda ve dilerseniz şehri farklı kılan kanallar üzerinde düzenlenen tekne turlarında yiyebilirsiniz.
 
Tay sofra geleneğinde yemekler elle yenilir ama modern bölgelerde 1900’lerden itibaren çatal ve kaşık sofralardaki yerlerini almaya başlamıştır. Fakat bazı yemekler günümüzde hâlâ her yerde elle yenilir. Ayrıca Tayland’da yemeklerin Çin yemeği çubuklarıyla yenildiği gibi bir yanlış düşünce vardır. Çin restoranlarında yemek yemiyorsanız bu çubuklara gerek yoktur.
 
Tay mutfağı hakkında daha detaylı bilgi edinmek ve bu yemeklerin nasıl yapıldığını öğrenmek isteyenler için hızlandırılmışTay mutfağı kurslarına katılabilirsiniz.
 
Tayland’da son yıllarda sigara kullanımına önemli cezalar getirildi. Restoran, kafe ve barlarda sigara tüketemeyeceğiniz gibi bazı açık alanlarda da, örneğin bir alışveriş merkezi önü gibi, sigara içmenin ağır bir para cezası vardır.
 
Bahşiş konusunda ise kesin sınırlar yoktur. Restoranlarda % 10’luk bir bahşiş vermeniz durumunda garsonlar yemek boyunca çevrenizde pervane olabilirler. Sokak satıcılarına genellikle bahşiş verilmez. Lüks restoranlar, hesabınıza % 10 hizmet bedeli eklerler. Kısacası bahşişte karar size bırakılmış.
 
Deniz mahsülleri
 
İlk alışma dönemini geçirdikten sonra mutlaka deniz mahsüllerini denemelisiniz. Deniz ürünleri Tay mutfağına özgü soslarla pişirilir ve çok farklı bir tada bürünürler. Özellikle jumbo karidesler, okyanus balıkları, kızarmış küçük ahtapotlar ve ıstakozlar mutlaka tadılmalı. Deniz mahsüllerini dilerseniz lüks bir restoranda bulabilir, dilerseniz de sokak satıcılarından atıştırmalık olarak satın alabilirsiniz. Eğer yemek için lüks bir restoranı tercih ederseniz burada dilediğiniz taze deniz mahsülünü pişirilmeden önce görebilir ve pişirme yöntemini de kendiniz seçebilirsiniz.
 
Pirinç
 
Bangkok şehri Chao Phraya Nehri’nin deltasına yerleşmiş bir şehir olduğu için pirinç üretimi ağırlıklı olarak burada yapılır ve bu yüzden şehre Tayland’ın “pirinç kasesi” denilir. Ayrıca Tayland dünyadaki en büyük pirinç üreticisidir ve dünyanın en kaliteli pirinçleri de yine Tayland’dan dünyaya yayılır.
 
Üretim bu kadar yaygın olunca doğal olarak tüketim de o oranda artmış, böylece pirinç Tay mutfağının ana yemeği ve vazgeçilmezi hâline gelmiştir. Öyle ki Tay dilinde “yemek yemek” fiilinin kelime karşılığı kin khâo yani “pirinç tüketmek”tir. Hemen hemen her yemeğin yanında pirinç pilavı gelir. Pirincin ana malzeme olarak kullanıldığı iki yemek vardır; pirincin kızartılmasıyla yapılan khâo phât ve tavukla hazırlanan tavuk biryani khâo mok kâi. Khâo tom ise haşlanmış, biraz sulu bırakılmış, kahverengi ve mor pirinçlerden yapılan bir tür pirinç yemeğidir.
 
Pilavınızı çeşitli baharatlarla aromalandırılmış olarak ya da sade olarak tadabilirsiniz. Sade pilav için khâo plâo demeniz yeterlidir. Pilav genellikle tabakta (jaan) ya da kasede (tho) servis edilir.
 
Çorbalar
 
Tay mutfağında çorbalar da pirinç kadar vazgeçilmezdir. Tay çorbaları genel olarak tôm yam ve kaeng jeut olmak üzere iki gruba ayrılır. Bu çorba türleri birbirlerinden, çeşnilendirilmeleri açısından büyük farklılık gösterirler.
 
Tom yam genellikle deniz mahsüllerinden yapılır, acı ve ekşi bir çorbadır. Limon yaprakları, misket limonu suyu ve bir tür zencefil olan havlıcan çorbaya karakteristik özelliğini verir. Çorbaya acılığını verenler ise; küçük kırmızı biberler ve salça benzeri acılı bir ezmedir. Aklınızda bulunsun; tom yam pilavla beraber tüketilen bir çorbadır ve ilk yudumu her zaman çok acı olur. Çünkü acı kırmızı biberlerin yağı çorbanın yüzeyinde birikir. En çok tercih edilen tom yam çeşidi ise; içine biraz hindistancevizi sütü eklenilerek pişirilen tom khâa kâi’dir.
 
Tom yam haricindeki çorbalar kaeng jeut başlığı altına girer. Genellikle bu çorbalar et suyunun soya ve balık sosu ile terbiyelenmesiyle hazırlanır. Malzeme olarak da en çok fasulye, hamur parçacıkları, tofu ve kıyma kullanılır.
 
Meyveler
 
Bangkok’ta her an her yerde meyve bulabilirsiniz. Her fırsatta meyve tüketen Taylandlılar, akşam yemeği üzerine tatlı yemek yerine meyveyi tercih ederler. Hindistan cevizi, durian, ananas, jambu, ramburan, jackfruit ve mango gibi tropik meyveleri sokak satıcılarında bile bulabilirsiniz. Ayrıca açık hava pazarlarında da çok çeşitli meyveler satılır. Meyveleri katı olarak tüketmek yerine sıkılmış olarak da tercih edebilirsiniz. Çeşitli tropik meyvelerin karıştırılmasıyla hazırlanan kokteylleri mutlaka deneyin. Khao San Road üzerindeki, içerisine dilediğiniz meyveleri koydurabileceğiniz pancake’leri de tatmadan dönmeyin.
 
 
Nasıl Eğlenilir?
​Tayland’da eğlence denilince ilk akla gelen hareketli gece hayatıdır. Barlar, publar, go-go barlar, kadın dansçıların danslarının izlendiği show barlar turistlerin ilgi odağıdır.
Gece kulüpleri ve barlar Silom, Sukhumvit ve Ratchadapisek’te yoğunlaşmıştır. Buralarda bulunan işletmeler 02:00’de kapanır ve 20 yaş sınırı vardır. Özellikle Sukhumvit’teki Patpong 1 - 2 ve Khao San civarında kulüpler turistlerin akınına uğrar.
 
Bangkok’un hareketli gece hayatı hakkında en güncel bilgiye günlük yayınlanan Bangkok Post gazetesini ve Angel City, This W ve Bangkok Metro dergilerini edinerek ulaşabilirsiniz.
 
Spor
 
Bangkok nemli ve sıcak iklimiyle her ne kadar spor yapmaya pek elverişli gibi görünmese de burada her tür sporu yapabilme imkânına sahipsiniz. Futbol, tenis, yürüyüş ve cimnastik gibi bilindik sporları yapmanın yanı sıra Bangkok’ta Thai Box kurslarına da gidebilir, dilerseniz de Thai Box müsabakalarını izleyebilirsiniz. Yoga ve pilates de Bangkok’ta son yıllarda popüler olan sporlar arasında ilk sırada yer alıyor.
 
Muay Thai (Thai Box)
 
Muay Thai, Tay kültürünün en geleneksel sporudur. Hem spor hem de bir tür kendini savunma yöntemi olan Muay Thai’da kişi; ayaklarını, dirseklerini, kollarını kısacası vücudunun her yerini kullanmakta serbesttir. Ayrıca diğer dövüş sanatlarının aksine Muay Thai teknikleri geliştirilmeye açıktır. Eğer dövüş sanatlarına merakınız varsa Bangkok’ta bir Thai Box maçı izleyebilirsiniz. Başlangıç ritüelleri ve maç boyunca çalınan geleneksel Tay ezgileri, maç boyunca heyecanı dorukta tutar. En çekişmeli Muay Thai maçlarını Ratchadamnoen ve Lumphini stadyumlarında izleyebilirsiniz. Maç programları ve dövüşçüler hakkında detaylı bilgiye www.muaythai2000.com adresinden ulaşabilirsiniz.
 
Takrâw
 
Bazı eski kaynaklarda “Siam futbolu” olarak da adı geçen Takrâw’da amaç basitçe; oyuncuların topu, büyüklüğü oynayan oyuncu sayısına bağlı olarak değişen bir daire içerisinde, futbol hareketlerini kullanarak havada tutmaya çalışmasıdır. Takraw maçlarında yünden veya plastikten yapılmış, çapı yaklaşık 12 cm olan bir top kullanılır. Bu spor sadece Tayland’da değil, pek çok Güneydoğu Asya ülkesinde de oldukça popülerdir. Takraw maçları şehrin pek çok yerinde oynanır. En çok maçın oynandığı yerler ise; Lumphini Park ve Ulusal Stadyum’dur.
 
Festival
 
Çin yeni yılı kutlamaları
 
Tayland’da yaşayan Çinliler, Ocak ayı sonundan, Şubat ayının sonlarına dek ay takvimine göre yeni yılın gelişini kutlarlar. Trut jiin (Tayca, Çin yeni yılı) kutlamaları kapsamında bir hafta boyunca evler temizlenir, havai fişek gösterileri düzenlenir ve aslan gösterileri sergilenir.
 
Uçurtma Festivali
 
Şubat ayı ortalarından Nisan ayı başlarına dek Sanam Luang ve Lumphini Park’ın göğü rengârenk uçurtmalarla bezenir. Uluslararası Uçurtma Festivali her iki yılda bir olmak üzere bu dönemde düzenlenir.
 
Dünya Thai Dövüş Sanatları Festivali
 
Mart ayının ortalarında düzenlenen bu festival bir hafta sürer. Dövüş sanatlarının sergilenmesinin yanı sıra, Waikru Muay Thai seramonisi festivalin ruhani yanını yansıtır.
 
Chakri Günü - 6 Nisan
 
Songkran Festivali
 
13 – 15 Nisan tarihleri arasında, Songkran Festivali’nde Bangkoklular, Thai yeni yılınının gelişini kutlarlar. Dini törenlerin yanı sıra şehirde büyük su savaşları yapılır. Bu su savaşlarının en büyükleri ise Th Khao San ve Parpong meydanlarında yapılır.
 
Pirinç sezonunun başlatılması seremonisi
 
Pirinç ekim sezonun başlamasını kutlamak için her yıl Mayıs ayının başında, kral ya da prensin de katılımıyla düzenlenen bu seremoniye Tayland’ın dört bir yanından binlerce insan katılır.
Visakha Bucha
 
Ay takviminin 6. ayının dolunayında kutlanan Visakha Bucha, Buda’nın doğum günü olarak kabul edilir.
 
Uluslararası Tekne Yarışları
 
20’den fazla uluslararası takım, Tayland’a özgü uzun, ince teknelerle, Chao Phraya Nehri üzerinde yarışırlar. www.thailandgrandfestival.com adresinden ayrıntılı bilgiye ulaşabilirsiniz.
 
Vejeteryan Festivali
 
10 gün süren bu Çin – Budist festivali boyunca sokaklarda kurulan tezgahlarda içinde et olmayan yiyecekler satılır. Festivalin amacı ise; vücudu et yemeyerek arındırmaktır.
 
Loi Krathong – Işık Festivali
 
Ay takviminin 12. ayınının dolunayındadır ve genelde Kasım ayının ortasına denk gelir. Düzenlenen bu festivalde Tayland Krallığı ışık seline boğulur. Gökyüzünü havai fişekler aydınlatırken nehirleri krathonglar aydınlatır. Krathonglar yüzebilmeleri için muz ağacının gövdesinden yapılır. Bu nilüfer çiçeğini andıran ufak gövde parçası; yapraklarla, çiçeklerle, tütsülerle ve mumlarla süslenir. Festivalin akşamında krathonglar mumları da yakılarak Chao Phraya Nehri’ne ve ülkenin diğer nehir ve ırmaklarına bırakılır. Bu törenle su ruhlarına adanmışlıklarını sergilerler, ayrıca kötü şanstan da arındıklarına inanırlar.
 
Kral’ın Doğum Günü Kutlamaları
 
Tayland hâlen kraliyetle yönetildiği için Kral Bhumibol’un doğum günü, Aralık ayında özellikle Bangkok’ta, büyük bir festivalle kutlanır.
 
 

______www.grupbileti.com______

Seyahate gitmek isteyen grubunuz grupbileti.com dan nasıl faydalanabilir , Grup olarak bir Seyahat etmeye karar verdiniz ve otobüs kiralamanız gerekiyor.En Ucuz fiyata İstediğiniz boyutta otobüs kiralama konusunda yapmanız gereken Otobüs Kiralama Talep Formunu doldurmalısınız.. Toplu olarak yapacağınız seyahati uçak ile gerçekleştirecekseniz yine yapmanız gereken sadece Grup Uçak Bileti Talep Formunu doldurmaktır. www.grupbileti.com Yurtiçi ve Yurtdışı Tüm tatil planlarınızda Grup Uçak Bileti temin etmek için hizmetinizdeyiz , Formu doldurmadan Whatsapp whatsapp iletisim tan bize ulaşabilirsiniz.Tekli Olarak Uçak bileti almayı düşünüyorsanız en Ucuz Uçak biletini www.makrobilet.com sitemizden alabilirsiniz

 

Etiketler » Bangkok Grup Uçak Bileti Al   » Bangkok Grup Uçak Rezervasyonu   » Bangkok Toplu Uçak Bileti  
Google ARA: İstanbul Bangkok Grup Uçak Bileti Al


Haberler