İstanbul Mexico City Grup Uçak Bileti Al - Grup uçak bileti , Otobüs kiralama , Gezi turları , Transfer Hizmeti - GrupBileti.Com

İstanbul Mexico City Grup Uçak Bileti Al

GRUP UÇAK BİLETİ TALEBİ İÇİN TIKLAYIN
Nasıl Gidilir?
​Mexico City’ye Türkiye’den direkt uçuş yoktur. THY, British Airways, American Airways ve KLM gibi şirketler ile İstanbul Atatürk Havalimanı’ndan Mexico City Benito Juarez Havalimanı’na aktarmalı olarak ulaşabilirsiniz.. Yolculuk, aktarma yaptığınız yerlerde bekleme sürenize bağlı olarak değişse de ortalama 18 saat sürer.
 
Havalimanından ulaşım İçin 1-9 Arası Uçak Biletinizi www.makrobilet.com Sitemizden Online Ucuz Fiyata Alabilirsiniz.
 
Latin Amerika’nın en büyük havalimanı olan Benito Juarez Uluslararası Havalimanı şehir merkezine 6 km uzaklıktadır. Havalimanında bilgi alabileceğiniz turist ofisleri, para bozdurabileceğiniz döviz büroları, araç kiralama ofisleri ve çok sayıda restoran-kafe bulunur.
 
Havalimanından şehir merkezine taksiyle ve metroyla ulaşabilirsiniz.
 
Taksi ile
 
Havalimanının Transportacion Terrestre adında lisanslı ve güvenilir bir taksi hizmeti vardır. Bu sistemdeki taksilerin fiyatları gidilecek yerlere göre sabitlenmiştir. Taksiler sarı renktedir ve üzerlerinde siyah renkte uçak logosu vardır.
 
Metro ile
 
Taksiden daha uygun fiyatlı bir ulaşım yolu arayanlar metroyu kullanabilirler ama iş çıkış saatlerinde valizlerinizle zorluk çekebileceğinizi göz önünde bulundurmalısınız. Metroyaya Terminal Aerea durağından binebilirsiniz.
 
Meksika’nın başkenti olan Mexico City, nüfusu ve yüz ölçümüyle gerek Latin Amerika’nın gerekse dünyanın en büyük şehirlerinden biridir. Aztek uygarlığının mirasçısı bu şehrin ilk sakinlerinin bundan 10000 yıl önce buraya yerleştiği tahmin edilir. Bu yüzdendir ki tarih, Mexico City’nin ayrılmaz bir parçasıdır.
 
Her metropolitan gibi Mexico City’nin de hızla değişen bir yüzü vardır. 16 delegaciones (bölge) ve yaklaşık 250 colonias (mahalle)’dan oluşan şehirde bir gün içinde Aztek uygarlığını görüp, eski Meksika cantinalarında tequila içip, sonrasında modern bir gece kulübünde eğlenebilir; farklı mimari özelliklerle bezenmiş binaları gördükten, şehrin merkezindeki parklarda dolaşıp huzur bulduktan sonra bir lucha libre müsabakasının heyecanına kendinizi kaptırabilirsiniz.
 
 
Nereler Gezilir?
​Centro Historico
 
 
Centro Historico, şehrin tarihi merkezidir. Bu bölgede tarihi kalıntılar, çeşitli müzeler, dini yapılar ve görülmesi gereken pek çok yer vardır. Bu yüzden de şehir gezisinin başlangıç noktası olarak genellikle bu bölge seçilir. Bu bölgede görülmesi gereken başlıca yerler; El Zocola meydanı, Palacio Nacional, Temple Mayor, Catedral Metropolitana’dır.
 
El Zocalo
 
 
El Zocalo; kuzeyden güneye 220, doğudan batıya 240 metrelik bir alanı kaplamaktadır ve dünyanın en büyük meydanlarından biri olma özelliğine sahiptir. Centro Historico bölgesinin kalbinin attığı meydanı pek çok önemli yapı çevrelemektedir. El Zocalo Meydanı aynı zamanda Plaza de la Constitucion olarak da bilinir.
 
Meydan; El Zocalo adını, burada yapımına başlanan ama tamamlanamayan bir heykelden almıştır. El Zocalo İspanyolca “temel, taban” anlamına gelir. Yapılmak istenen heykelin sadece taban kısmı tamamlanabildiği için bu ad benimsenmiştir.
 
Meydan, Azteklerden bu yana sürekli farklı amaçlarla kullanılmış, kimi zaman engizisyon mahkemesine kimi zaman seyyar satıcılara ev sahipliği yapmıştır. Günümüzde ise meydan; doğusunda Palacio Nacional, kuzeyinde Catedral Metropolitana ve güneyinde hükümet binalarıyla çevrilmiştir.
 
Palacio Nacional
 
Palacio Nacional, Meksika’nın hükümet binasıdır. Bina, Azteklerden bu yana yönetim amaçlı kullanılmıştır ve binanın mimari yapısı o zamanlardan beri çok az değişime uğramıştır.
 
Binanın tezontle denilen kırmızı renkli bir taştan yapılmış 200 metrelik ön cephesi Zocalo Meydanı’nın batısını tamamen kaplar. Binanın ön cephede 3 girişi vardır. Bunlardan sağdaki giriş devlet başkanına, soldaki devlet hazinesi aittir. Palacio Nacional’e ortadaki girişten girdiğinizde ise karşınıza merdivenler çıkar. Merdivenlerin arkasında bulunan duvar üzerindeki resimler, Diego Rivera tarafından 1929 – 1935 yılları arasında boyanmıştır. Bu duvardaki en dikkat çekici resim; Meksika’nın tarih yolculuğunu betimleyen, Rivera’nın başyapıtlarından biri olan Mexico a Traves de los Siglos’tur. Yine bu duvarda, Azteklerin sembolü ve hâlen Meksika’nın bayrağının figürü olan kaktüs ağacındaki kartal boyamasını görebilirsiniz. Bunlar dışında; yine Rivera’nın elinden çıkmış pek çok dikkat çekici duvar boyaması resimler görenlerin beğenisini kazanır.
 
Yine ortadaki girişte görülecekler arasında Meksika tarihi için önemli bir figür bulunur. Bu, Campana de Dolores yani 1810’da Meksika’nın bağımsızlık savaşını başlatan, Hidalgo kasabasında çalınmış olan çandır. Ayrıca Meksika’nın bağımsızlığı 15 Eylül tarihinde yine bu çanın altındaki balkondan halka duyurulmuştur. Meksika için oldukça önemli olan bu çanı ve balkonu mutlaka görmelisiniz.
 
Catedral Metropolitana
 
Catedral Metropolitana, Mexico City’nin en önemli tarihi yapılarından biridir. Ayrıca Amerika kıtasının da en büyük ve en eski katedralidir. 1573 yılında başlanılan ve yapımı yaklaşık 300 yıl boyunca devam eden katedral, çok farklı dönemlere tanıklık etmiştir. İspanyol rönesansı, Fransız neoklasisizmi ve Barok tarz gibi farklı mimari özellikler; katedralin mimarisine yansımıştır.
 
Katedralin yapımıyla ilgili ilginç bir nokta da şudur ki; katedral Azteklerden kalma eski bir tapınağın kalıntıları üzerine yapıldığı için zemini sabit değildir ve katedral yavaş yavaş batmaktadır. Bu hareketlilik katedralde çatlak ve yarıklara sebep olmaktadır.
 
Katedralin El Zocalo’ya bakan ön cephesi 17. yüzyılda yapılmıştır ve cephenin içine gömülmüş mermer panellerle süslenmiştir. Merkezde duran panelde katedralin adına yapıldığı Meryem Ana resmedilmiştir. Katedralin çanı andıran kuleleri, 18. yüzyılın sonlarına doğru yapıya eklenmiştir. Saat kulesinin ve merkez kubbenin de eklenmesiyle katedral tamamlanmıştır.
 
Katedrale girdirdiğinizde dikkatinizi çekecek ilk şey; oyma desenler ve altın kaplamalarla süslenmiş Altar de Perdon sunağıdır. Sunağın yanında bir İsa heykeli (Senor del Veneno) vardır ve burada genellikle dua etmek için bekleyen insanlar kuyruk oluşturur.
 
Katedralin içinde görülebilecek çok sayıda sanat eseri vardır. Churrigueresque (İspanyol Barok mimari tarzı) mimarinin en güzel örneklerinden biri olan Altar de los Reyes (Krallar Sunağı) katedralin sanat hazinelerinden biridir. Yine Barok mimari özellikleri barındıran Capilla de los Santos Angeles y Arcangeles da görülmeye değerdir.
 
Katedralin girişini gezdikten sonra çan kulesine çıkabilirsiniz. Ayrıca Pazar günleri öğleden sonra verilen vaaza da katılabilirsiniz.
 
Adres: Plaza de la Constitución s/n Colonia Centro, 06010, Mexico City
Tel: +52 55 12 9467
 
Templo Mayor
 
 
Templo Mayor (Büyük Tapınak), 1978 yılında ortaya çıkarılmış bir Aztek tapınağıdır. Mexico City’de yapılan bir yapım çalışmasında üzerinde Aztek kralının oyma figürü olan 8 tonluk diskin rastlantı sonucu bulunması, kazı çalışmalarının başlamasını sağlamıştır.
 
14. yüzyılda yapıldığı tahmin edilen tapınak, Azteklerin savaş ve su tanrısına itaf edilmiştir. Ayrıca tapınağın yapıldığı yerin, Azteklerin ve günümüzde de Meksika’nın sembolü olan kaktüs üstünde, ağzında bir yılanla duran kartalın ilk görüldüğü yer olduğu da tahmin ediliyor. Bu yüzden Aztekler bu noktanın ‘dünyanın merkezi’ olduğu düşünürlermiş.
 
Yapımına 1325’te başlanılan tapınak, daha sonraki iki yüzyıl boyunca sürekli eklemelerle genişletilmiştir. Tapınak en büyük hasarı 1521’de İspanyol istilası sırasında görmüş ve neredeyse tamamen yıkılmıştır.
 
Kazılardan çıkan çoğu obje kazı alanının hemen yanındaki Museo del Templo Mayor’da sergilenmektedir.
 
Adres: Seminario 8, Mexico City
Tel: 5542-4943
Web: www.templomayor.inah.gob.mx
 
Alameda
 
Alemeda, Central Historico’nun hemen batısında yer alan şehrin doğa ve kültür merkezlerinden biridir. Tarihi yapılarla ve önemli müzelerle çevrili bu yeşillik alan şehrin nefes aldığı yerlerden biridir ve Diego Rivera’nın resimlerine ilham kaynağı olmuştur.
 
Alemada’daki en yüksek yapı Torre Latinoamericana’dır. Yapıldığı dönemde -1956 - Meksika’nın en yükseği olan bu bina, günümüzde bu bölgede gezenlere yönlerini bulmalarında yardımcı olmaktadır.
 
Palacio de Bellas Artes
 
Alameda bölgesinin doğu kesiminin en belirgin yapısı, beyaz mermerden yapılmış olan Palacio de Bellas Artes’tir. Yapımına 1905 yılında bir İtalyan mimar tarafından başlanan bina, zeminden kaynaklanan problemler ve gerçekleşen devrim nedeniyle ancak 1934’te tamamlanabilmiştir.
 
Yapıda çok farklı tarzda dönemlerin mimari özelliklerini görülebilmektedir. Mermerden yapılmış dış cephede Neoklasik bir hava hâkimken yapının iç tasarımına Art Deko hâkimdir. Duvarlara boyanmış resimler Rivera, Siqueiros, Orozco ve Montenegro gibi önemli sanatçıların elinden çıkmıştır ve oldukça dikkat çekicidir.
 
Palacio de Bellas Artes’in dördüncü katında modern mimari eserlerinin sergilendiği Museo Nacional de Arquitectura (Ulusal Mimari Müzesi)’yı gezebilirsiniz.
 
Adres: Avenida Juárez y Eje Lázaro Cárdenas, Mexico City
Tel: +52 51 30 0900
 
Museo Mural Diego Rivera
 
Alameda bölgesinin hemen batısında bulunan bu müzede Rivera’nın en önemli eserlerinden biri olan Sueno de una Tarde Dominical en la Alameda (Alameda’da bir Pazar öğleden sonrası) isimli duvar boyamasını görebilirsiniz. 1947-48 yıllarında yapılmış, 15 metre genişliğinde ve 4 metre uzunluğundaki bu boyamada Rivera; bir iskelet etrafına toplanmış, kendi milletine düşman olarak gördüğü tarihi figürleri resmetmiştir. Bu boyama aslında Hotel del Prado’nun duvarına yapılmıştır. Otel 1986 yılında bir depremde yıkılmış ama bu duvar boyaması kurtarılabilmiş ve yeni yeri olan müzeye getirilmiştir.
 
Adres: Balderas y Colón, Alameda, Mexico City
Tel: 55/5512-0754
 
Museo de Arte Popular
 
2006 yılında açılan müze, Meksika halk sanatını ve geleneklerini görebileceğiniz en kapsamlı müzelerden birisidir. Meksika’nın dört bir köşesinden toplanan el yapımı araç gereçler, bu müzede temalarına göre gruplandırılmıştır. Çömlekler, el yapımı hayvan figürleri, çeşit çeşit kumaşlar, şapkalar ve resimler görebileceklerinizden sadece birkaçıdır. Müzenin giriş katındaki satış ofisinde hem kendiniz için hem de sevdikleriniz için el yapımı objeler bulabilirsiniz.
 
Adres: Revillagigedo 11, Mexico City
Web: http://www.map.df.gob.mx/
 
Plaza de la Republica
 
Alameda’dan biraz daha batıya doğru ilerlediğinizde Plaza de la Republica bölgesine gelirsiniz. Burası daha çok yerleşime ayrılmış bir bölgedir. Konaklamak için burada uygun fiyatlı çok sayıda otel ve pansiyon bulabilirsiniz.
 
Bölgede bulunan en büyük yapı, Monumento a la Revolucion (Devrim Anıtı)’dur. 1900’lü yılların başında yapımına başlanan ve yönetim merkezi olması planlanan yapının inşası devrim nedeniyle yarım kalmıştır. 1930larda ise yapıya yeni bir anlam kazandırılmış, devrim ve devrim sonrası kahramanlarının mezarları buraya gömülmüştür.
 
Anıtın altında Museo Nacional de la Revolucion bulunur. Bu müzede 1857 – 1920 yılları arasında Meksika’nın bugünkü anayasası imzalanana kadar geçirdiği zor döneme ait belgeler, gazete küpürleri, kostümler, üniformalar, silahlar ve mobilyalar sergilenir.
 
Paseo de la Reforma
 
 
12 km uzunluğundaki Paseo de la Reforma, Mexico City’nin en büyük bulvarıdır. İsmini Benito Juarez’in radikal reformlarından almıştır. Şehri diagonal şekilde ikiye bölen bulvar üzerinde pek çok park, mağaza, banka ve iş yeri vardır. Ayrıca şehrin başlıca otelleri de bu bulvar üzerinde yerini almıştır.
 
Bulvar üzerinde Meksika’nın tarihine yön vermiş olaylara ve insanlara itafen yapılmış pek çok anıt da vardır. Ayrıca çoğu ülkenin büyükelçilikleri de bu bulvar üzerinde sıralanmıştır.
 
Zona Rosa
 
Zona Rosa; Paseo de la Reforma, Insurgentes, Chapultepec ve Florencia caddeleri arasında kalan bölgedir. Bölgeye, Zona Rosa - yani Pembe Bölge - denilmesinin sebebi ise zemininde pembe taşların döşeli olmasıdır.
 
1950’lerden itibaren Zona Rosa’daki yerleşim yerleri azalmış ve bu bölge bir sosyal hayat merkezi hâline gelmiştir. 1968 Yaz Olimpiyatları’nda turistlerin de ilgisini çekmesiyle bölge kozmopolit bir yapıya bürünmüş ve irili ufaklı dükkânları, sanat galerilerinin açılması izlemiştir.
 
Turistlerin ilgisinin artmasıyla bölgedeki oteller, barlar, mağazalar, kuyumcular ve kaliteli restoranlar da artmış ve bölge Mexico City turizminin önemli merkezlerinden biri hâline gelmiştir.
 
Günümüzde Zona Rosa, Mexico City’de keyifli bir akşam geçirmek, leziz yemekler tatmak, konaklamak ve alışveriş yapmak için çok çeşitli alternatifler sunan mutlaka gidilmesi gereken bir bölgedir.
 
Zona Rosa bölgesinde görülmesi gerekenler arasında en önemlilerinden biri; Monuento a la Independencia (Bağımsızlık Anıtı)’dır. Paseo de la Reforma üzerindeki bu anıt, Meksika’nın bağımsızlığının 100. yılını kutlamak için yapılmıştır ve zamanla şehrin de simgesi hâline gelmiştir. El Angel olarak da bilinen anıt; 45 metrelik bir sütun ve bu sütun üzerinde duran altın kaplama, zaferi sembolize eden kanatlı bir figürden oluşur. Sütunun zemininde bağımsızlık savaşında hayatını kaybeden önemli isimlerin heykelleri vardır. Zeminin dört köşesinde oturan kadın figürleri; hukuk, adalet, savaş ve barışı sembolize eder.
 
Zona Rosa bölgesinin bir diğer göze çarpan yapısı da Torre Mayor’dur. 2003 yılında inşa edilen bu gökdelen Latin Amerika’nın en yüksek yapısıdır.
 
Chapultepec
 
Meksika’nın en büyük parkı olan Chapultepec Parkı, aynı zamanda dünya genelinde de şehir içinde yer alan parkların en büyüklerinden biridir. Park bünyesinde; hayvanat bahçesi, çeşitli eğlence alanları, göller ve çok sayıda müzeyi barındırır. Şehirde görülmesi gereken müzelerden pek çoğu bu park içerisindedir.
 
Park özellikle Pazar günleri çok kalabalık olur. Mexico City’nin yerli halkı ve turistler; parkın dört bir yanında piknik yapar, gölde gezintiye çıkar ve müzeleri gezer. Ayrıca parkın ana caddelerinde çeşitli sokak satıcıları tezgâh açar. Mexico City’de bir gününüzü hem doğayla hem de sanatla dolu dolu geçirmek isterseniz Chapultepec’e mutlaka gelmelisiniz.
 
Chapultepec’de gezilecek ve görülecek yerlerden birkaçı ise şunlardır:
 
Castillo de Chapultepec
 
Chapultepec Park’a tepeden bakan bu kale, Meksika’nın geçmiş aristokrasisinin bir kanıtı olarak ziyaretçileri karşılıyor. Günümüzde müze olarak kullanılan kalenin yapımına 1785 yılında başlanılmış fakat bitirilmesi ancak bağımsızlığın ilanından sonra mümkün olabilmiştir. Yapımı tamamlandığında kale askeri okul olarak kullanılmış ve İmparator Maximilian’ın şehre gelmesiyle burası imparatora tahsis edilmiştir. Daha sonra da uzun yıllar devlet başkanlarının evi olarak kullanılmıştır. 1939 yılından beri ise Museo Nacional de Historia (Ulusal Tarih Müzesi)’ya ev sahipliği yapmaktadır.
 
Müze; Meksika’nın koloni dönemlerinden bağımsızlığını kazanmasına kadarki dönemi kronolojik olarak sergiliyor. Pek çok önemli objenin yanı sıra yine Meksika tarihini betimleyen duvar boyamaları da müzede sergileniyor.
 
Kalenin doğu tarafında Maximilian’a tahsis edilmiş sarayı da gezebilirsiniz.
 
Web: www.castillodechapultepec.inah.gob.mx
 
Museo Nacional de Antropologia
 
 
Museo Nacional de Antropologia (Ulusal Antropoloji Müzesi) dünyada görebileceğiniz en iyi müzelerden biridir. Müzenin içeriği o kadar geniştir ki hepsini tek bir ziyarete sığdırmakta zorlanabilirsiniz.
 
Müze binası 1960’ların sonlarına doğru Meksikalı bir mimar tarafından tasarlanmıştır. Yapının oldukça büyük bir avlusu vardır ve avlunun tam ortasında oldukça dikkat çekici, şekli şemsiyeyi andıran büyük bir çeşme bulunur.
 
Müze, Meksika’nın kültürüne ışık tutan pek çok sanat eserine, heykele ve el işi objeye ev sahipliği yapar. Müzenin girişi 12 hole ayrılmıştır ve bu holler farklı dönemlere göre sınıflandırılmıştır.
 
Müzedeki her bir parçanın sunumu incelikle hazırlanmış ve her açıklama metni İngilizcesi ile birlikte yazılmıştır. Dilerseniz müze girişinden sesli rehber (audio guide) alabilirsiniz.
 
Web: www.mna.inah.gob.mx
 
Zoologico de Chapultepec
 
Çok çeşitli hayvan türlerine ev sahipliği yapan bu hayvanat bahçesinde burada doğmuş olan pandaları, nesli tükenmiş olan Meksika’ya özgü hayvanları ve daha pek çok çeşit canlıyı bir arada görebilirsiniz. Parkın bir kısmı sadece kuşlara ayrılmıştır ve bu kuşlar doğal hayatlarını parkın bu kısmında devam ettirmektedirler.
 
Web: www.chapultepec.df.gob.mx
 
Coyoacan
 
Coyoacan şehir merkezine 10 km uzaklıktaki bir bölgedir. Coyoacan’ın en büyük özellliği; duvar boyamalarıyla Mexico City’ye büyük bir anlam katmış olan Diego Rivera ve ünlü bir ressam olan eşi Frida Kahlo’nun burada yaşamış olmalarıdır. Günümüzde Rivera – Kahlo çiftinin evleri, stüdyoları ve sanat koleksiyonları müze olarak ziyaret edilebilmektedir.
 
Museo Frida Kahlo
 
Frida Kahlo’nun doğduğu, büyüdüğü ve öldüğü bu ev, Mexico City’de görülmesi gerekenler arasında yer alır. Evde Kahlo’ya ait takılardan mutfak eşyalarına, mektuplardan el işi eşyalara kadar pek çok obje sergilenmektedir.
 
Adres: Londres 247, Coyoacan, Mexico City
Web: www.museofridakahlo.org
 
 
Ne Yenir?
​Meksika her ne kadar dünyada tacolarıyla tanınsa da burada daha pek çok lezzetli yemekler tatmak mümkündür. Hemen her bölgenin kendine has lezzetleri vardır. Yerel tatların yanı sıra dünya mutfaklarının restoranları da şehirde yaygındır. Restoranlar yoğun olarak; Polanco, Condesa, Centro Historico, Zona Rosa ve Santa Fe bölgelerinde bulunur.
 
Mexico City’de Meksika mutfağına öncelik tanımalısınız. Bu mutfak günümüzde hemen her ülkenin menüsüne girdiği için isimlere aşina olabilirsiniz ama Meksika’ya özgü tatları yerinde denemeden şehirden ayrılmamalısınız. Şehirde hemen her yerde taquerialara (taco satan stantlar) rastlarsınız. Çeşitli soslarla ve baharatlarla tatlandırılan tacolar, turistlerin gözde yiyecekleri arasındadır. Aklınızda bulunması gereken bir nokta ise; sokak satıcılarından yemek almadan önce iki kere düşünmeniz ve güvenilmez görülen satıcılardan yemek almamanız gerektiğidir.
 
Sokak satıcılarından daha güvenilir Meksika restoranları bulmak oldukça kolaydır. Örneğin; comida corrida olarak bilinen restoranlar oldukça hijyenik ve lezzetli yemekler sunar. Burada sadece atıştırmalıklar değil aynı zamanda çorba ve sebze yemekleri de bulunur.
 
Meksika mutfağının vazgeçilmezleri; mısır, tortilla, kuru bakliyatlar, çeşitli renklerdeki biberler, baharatlar ve çok çeşitli soslardır. Fajita, burrito, quesedilla, tamale ve enchiladas gibi tanınmış Meksika yemeklerinin ortak malzemesi tortilla ekmeğiyle servis edilmeleridir. Tortilla ekmeği mısır unundan yapılmış ince bir yufka gibidir. Hem yumuşak olarak hem de sert olarak kullanılan tortillanın soslanmış et, tavuk parçalarıyla, Meksika fasulyeleriyle, soslarla ve çeşitli sebzelerle doldurulmasıyla lezzetli yemekler yapılır. Geleneksel Meksika yemekleri sunan kaliteli restoranlar yoğun olarak Centro Historico’da bulunur. Meksika’ya özgü yemekler menüde antojitos başlığı altında bulunur. Ayrıca especialiadades mexicanas ve platillos mexicanos adıyla da menüde yer alabilirler.
 
Restoranlarda genellikle hesabın % 10’u bahşiş olarak bırakılır. Servisi beğenmezseniz bu bir zorunluluk değildir.
 
Ne içilir?
 
Mexico City’de serinlemek, hafif veya alkollü bir şeyler tüketmek, egzotik kokteyller denemek veya sadece kahve içmek için de çok sayıda alternatif vardır. Kafelere, barlara, cantinalara ve kahve evlerine şehirde sık sık rastlarsınız.
 
İçki içilen yerler arasında en geleneksel olanı cantinalardır. Uzun ahşap masaları ve beyaz gömlekli garsonlarıyla cantinaların Meksika’nın geçmişinde önemli bir yeri vardır. Eskiden sadece erkeklerin gittiği ve tequila içip domino oynadıkları bu barlar; günümüzde kadınların da uğrak noktası hâline gelmiş daha modern mekânlar olarak karşımıza çıkmaktadırlar. Cantinaların bir özelliği de içkinizin yanında ikram olarak Meksika yemekleri verilmesidir.
 
Diğer bir geleneksel mekân ise pulquerialardır. Pulque oldukça geleneksel ve tarihi bir içkidir. Biraya benzeyen pulque, agav meyvesinin fermente edilmesiyle hazırlanır.
 
Son zamanlarda gençlerin yeniden ilgi göstermeye başladığı bir diğer geleneksel içki ise mezcaldır. Mezcal tat ve içilme şekli olarak tequilaya benzer. Mezcal içilen yerler mezcaleria olarak adlandırılır.
 
Tequila en yaygın tüketilen içkilerden biridir. Hediyelik olarak da bir şişe tequila alabilirsiniz. Ayrıca Meksika’dan çıkıp dünyaya yayılan Corona birasını da tatmadan dönmeyin.
 
 
Meksika’da sıcak içecek denilince ilk akla gelen tabii ki de kahvedir. Meksika’da üretilen kahve çekirdeklerinin işlenmesiyle yerel kahveleri yapan Meksikalılar için kahve vazgeçilmezdir. Ünlü zincir mağazalar ülkeye girmişse de siz yerel kahvecileri tercih etmelisiniz. Özellikle Coyoacan’daki El Jaracho içebileceğiniz en güzel kahvelerden birini size sunacaktır.
 
 
Nasıl Eğlenilir?
​Mexico City dünyada en çok tiyatrosu olan ülkelerin başında gelir. Şehirin dört bir yanında hemen her akşam çeşitli tiyatro oyunları sergilenir. Bunlar genellikle İspanyolca oyunlar olsa da İngilizce oyunlar da oynanır. Tiyatrolarla ilgili detaylı bilgiye www.cenart.gob.mx ve www.mejorteatro.com.mx adreslerinden ulaşabilirsiniz.
 
Mexico City klasik müzik dinlemeyi sevenler için de çok çeşitli alternatifler sunar. Mexico City Filarmoni Orkestrası, Ulusal Senfoni Orkestrası, Meksika Üniversitesi Filarmoni Orkestrası dinleyebileceklerinizden sadece birkaçıdır. Klasik müzik dinlemek için ziyaret etmeniz gereken ilk yer ise Palacio de Bellas Artes’tir.
 
Mexico City, ziyaretçilerine kültür ve sanat alanında sunduğu çeşitliliği hava kararınca da sunmaya devam eder. Şehrin oldukça canlı ve hareketli bir gece hayatı da vardır. Gece kulüpleri, barlar, canlı konserler ve mariachi gösterileri her gece pek çok turisti ve Meksikalıyı günün ilk ışıklarına kadar eğlendirir.
 
Mariachi gösterileri
 
 
Mexico City’de görebileceğiniz en özgün eğlence türü Mariachi gösterileridir. Karakteristik Meksika müziği olan Mariachi müziğini şehirden ayrılmadan önce mutlaka dinlemelisiniz.
 
Garibaldi Meydanı, Mariachi gösterilerini izleyebileceğiniz yerlerin başında gelir. Geleneksel kıyafetlerine bürünmüş olan Mariachi müzisyenleri havanın kararmasıyla burada toplanmaya başlarlar. Bir mariachi grubu genellikle 12 müzisyenden oluşur ve grupta çeşitli büyüklüklerde gitarlar, trompetler ve kemanlar bulunur. Meydanda müzisyenleri ücretsiz olarak dinleyebilirsiniz.
 
Bir not: Meydanda düzenlenen en büyük Mariachi gösterisi, 22 Kasım’da düzenlenen Fiesta de Santa Cecilia festivalinde gerçekleşir.
 
Şehrin gece hayatında neler olduğunu takip etmek ve gösterileri kaçırmamak için her Perşembe haftalık olarak basılan Tiempo Libre gazetesini alabilirsiniz. Her tür konser, tiyatro, bar, kulüp, galeri ve sinema bilgisine buradan ulaşabilirsiniz.
 
Çoğu etkinliğin bilet rezervasyonu ve satışı ticket master gişelerinden yapılmaktadır. Biletleri internet üzerinden alabildiğiniz gibi merkezi noktalardaki gişelerden de alabilirsiniz.
 
Auditorio Nacional gişesi
 
Adres: Paseo de la Reforma 50, Basque de Chapultepec
 
 
Spor
 
Sporseverler için Meksika çeşitli alternatifler sunuyor. Tarihinde önemli spor olaylarına ev sahipliği yapmış olan şehirde, dünyaca tanınan sporların yanı sıra kendi kültürüne has sporlar da yapılır ve izlenir. Günümüzde Mexico City sakinleri, geçmiş yıllarda düzenlenen Dünya Kupası ve Olimpiyatlar gibi spor olayları için inşa edilmiş spor merkezlerini yoğun şekilde kullanmaktadırlar.
 
Futbol
 
Mexico City’de en popüler sporların başında futbol gelir. Meksikalılar için futbol denince akan sular durur. Şehir bugüne kadar iki kere Dünya Kupası’na ev sahipliği yapmıştır ve dünyaca ünlü “Meksika dalgası” da 1986 yılında Meksika’da düzenlenen Dünya Kupası’nda ortaya çıkmış ve buradan dünyaya yayılmıştır. Şehirde futbol maçlarını izleyebileceğiniz pek çok stat vardır.
 
Estadio Azteca
 
Adres: Calzada de Tlalpan 34000, Santa Ursula Coapa, Mexico City
Tel: +52 55 5617 8080
Web: www.esmas.com/estadioazteca
 
Estadio Olimpico de Ciudad Universitaria
 
Adres: Insurgentes Sur Avenue,3000 Ciudad Universitaria, Mexico City
Tel: 5522-0491
Web: www.pumasunam.com.mx
 
Lucha libre
 
 
Meksikalılar arasında en çok seyirci toplayan spor olaylarından birisi de hiç şüphesiz lucha libre müsabakalarıdır. Son yıllarda şehre gelen turistlerin de oldukça ilgisini çeken lucha libre, bir spor olayından uzaklaşarak daha çok şov havasına bürünmüştür. Hem biletlerinin uygun fiyatlı olması hem de eğlenceli olması lucha libreyi bu kadar popüler yapmıştır.
 
Lucha libre’nin kelime anlamı serbest güreştir. Kurallar genel olarak güreş kurallarına benzer ama çok sıkı değildir ve bu yüzden müsabakalar oldukça ‘sert’ geçer. Lucha libre güreşçilerine luchador denilir, luchadorlar çeşitli renk ve desenlerdeki maskeleriyle, tayt kıyafetleriyle ve sergiledikleri vahşi tavırlarla şova heyecan katar.
 
Mexico City’ye gelmişken bir lucha libre müsabakası izlemek isterseniz biletinizi birkaç gün önceden almanız gerekebilir. Bazı turlar sizi otelinizden alır, lucha librenin olacağı arenaya götürür ve güreş boyunca İngilizce konuşan bir rehber size eşlik eder. Böylece hem ulaşım hem de bilet bulmak daha kolay olur.
 
Lucha libre izlemek için en popüler arenalar;
 
Arena Mexico
 
Adres: Doctor Lavista 189, Colonia de los Doctores, Mexico City
Web: www.arenamexico.com.mx
 
Arena Coliseo
 
Adres: Republica de Peru 77, Centro Histórico, Mexico City
 
Charreada
 
Charreada Meksikalıların rodeosudur. Amerikan rodeosundan farklı olarak charreada’da biniciler 8 kişilik takımlar hâlinde sahaya çıkarlar. Charreada oldukça heyecanlı ve Meksika’ya özgü bir şovdur. Ayrıca charreadaya eşlik eden mariachi müziği ve danslar da etkinliğe güzel bir hava katar.
 
Gezinizi renklendirmek için charreada izlemek isterseniz www.nacionaldecharros.com adresinden güncel etkinlik takvimine ulaşabilirsiniz.
 
Rancho Del Charro
 
Adres: Av. Constituyentes 500 puerta 4, 3a. Seccion de Chapultepec, Mexico City
 
La Corrida de Toros (Boğa Güreşi)
 
 
Her ne kadar La Corrida’ya karşı çıkan insanların sayısı giderek artsa da meraklıları hâlen arenaları dolduruyor. Aslen İspanya çıkışlı olan boğa güreşleri Meksikalıların en sevdikleri aktivitelerden birisidir.
 
Eğer boğa güreşinin konseptinden rahatsız olmazsanız, la corrida Meksika’da mutlaka izlemeniz gereken büyük bir etkinliktir. Kapılar açılmadan arenanın önünde beklemeye başlayan heyecanlı kalabalık, işportacılar, sokak satıcıları ve arena içindeki heyacanlı gösteriler görülmeye değer.
 
Corrida genellikle Pazar günleri öğleden sonra yapılır. Sezon Ekim ayında başlar ve Mart’a kadar devam eder. Güreş boyunca arenada 6 boğa ve 3 matador aynı anda bulunur. Matadorların kıyafetleri oldukça orjinaldir. Güreşin başlamasından önce matadorlar arenayı dolaşır ve seyircileri selamlar ve 6 boğanın arenaya salınmasıyla güreş başlar.
 
Dünyanın en büyük boğa güreşi arenası olan Monumental Plaza de Toros bir la corrida izlemek için güzel bir tercih olacaktır.
 
Adres: Augusto Rodin No. 241 Col. Noche Buena, A. Obregón, 08400, Mexico City
 
 
Festival
 
Festival de Mexico en El Centro Historico
 
Centro Historico’nun meydanları, sokakları, tiyatroları ve tapınakları bu 3 haftalık festivalde dünyanın dört bir yanından sanatçıları ağırlar. Festival boyunca dans gösterileri, konserler, sergiler ve daha pek çok kültürel aktiviteler düzenlenir.
 
Mexico City’nin bu en büyük kültür festivali 10 – 27 Nisan tarihlerinde düzenlenir. Tarihle sanatın iç içe geçtiği bu festivali kaçırmayın.
 
 
Dia De Muertos (Ölüler Günü)
 
Mexico City’nin en ilginç festivallerinin başında Dia de Muertos gelir. Bu festivalde ölülerin ruhlarının yeryüzüne geri döndüklerine inanılır ve onlar için hazırlıklar yapılır. Meksikalılara göre ölüm de hayatın bir parçasıdır ve kaçınılmazdır ve bu festival de bu düşünceden ortaya çıkmıştır. Evlerde sunaklar kurulur, mezarlıklar ziyaret edilir ve sunağın önüne ölenlerin ruhları için sevdikleri yemekler, eşyalar ve çiçekler konulur. Bütün marketlerde ve mağazalarda iskelet şeklinde şekerlemeler satılır. Sokaklarda, mağazalarda, metro istasyonlarında birbirinden güzel sunaklar kurulur ve bunlar arasından en yaratıcıları seçilir.
 
Bu ilginç festival her yıl Kasım ayının 1-2’sinde düzenlenir.
 
Dia de Los Reyes Magos (Üç Kral Günü)
 
Meksikalı çocuklar Noel yerine bu günde hediyelerini alırlar. 6 Ocak’ta kutlanan Dia de Los Reyes Magos’ta Noel Baba figürlerinin yerini Üç Krallar alır. Üç Krallar en az Noel Baba kadar popülerdir. Kutlamalar kapsamında şehir rengârenk süslenir, hediyeler alınır, verilir ve sokaklara çeşit çeşit stantlar kurulur.
 
 
 

______www.grupbileti.com______

Seyahate gitmek isteyen grubunuz grupbileti.com dan nasıl faydalanabilir , Grup olarak bir Seyahat etmeye karar verdiniz ve otobüs kiralamanız gerekiyor.En Ucuz fiyata İstediğiniz boyutta otobüs kiralama konusunda yapmanız gereken Otobüs Kiralama Talep Formunu doldurmalısınız.. Toplu olarak yapacağınız seyahati uçak ile gerçekleştirecekseniz yine yapmanız gereken sadece Grup Uçak Bileti Talep Formunu doldurmaktır. www.grupbileti.com Yurtiçi ve Yurtdışı Tüm tatil planlarınızda Grup Uçak Bileti temin etmek için hizmetinizdeyiz , Formu doldurmadan Whatsapp whatsapp iletisim tan bize ulaşabilirsiniz.Tekli Olarak Uçak bileti almayı düşünüyorsanız en Ucuz Uçak biletini www.makrobilet.com sitemizden alabilirsiniz

 

Etiketler » Mexico City Grup Uçak Bileti Al   » Mexico City Grup Uçak Rezervasyonu   » Mexico City Toplu Uçak Bileti  
Google ARA: İstanbul Mexico City Grup Uçak Bileti Al


Haberler