İstanbul Cape Town Grup Uçak Bileti Al - Grup uçak bileti , Otobüs kiralama , Gezi turları , Transfer Hizmeti - GrupBileti.Com

İstanbul Cape Town Grup Uçak Bileti Al

GRUP UÇAK BİLETİ TALEBİ İÇİN TIKLAYIN
Nasıl Gidilir?
​Hava yolu ile ulaşım
 
THY’nin İstanbul Atatürk Havalimanı’ndan Cape Town Uluslararası Havaalanı’na uçuş seferleri bulunmaktadır. Diğer şehirlerden ise Cape Town’a İstanbul üzerinden aktarmalı olarak ulaşabilirsiniz. Avrupa üzerinden aktarmalı olarak gerçekleştirebileceğiniz uçuşlar da alternatifleriniz arasındadır.
 
Egzotik bir tren yolculuğu
 
Amacınız, önce Güney Afrika’da başka bir şehre gidip oradan Cape Town’a ulaşmak ise ülke içerisinde harika manzaralara şahit olacağınız tren seferleri olduğunu unutmayın. Örneğin dünyanın en lüks trenlerinden Pretoria - Cape Town arası seferler yapan Mavi Tren, yol boyunca birbirinden ihtişamlı manzaralara şahit olabileceğiniz, zaman zaman mola yerlerinde çeşitli şehir ve kasabaları keşfedebileceğiniz, konaklamalı ve yemekli bir yolculuk sunar.
 
Mavi Tren web sitesi: www.bluetrain.co.za
 
Cape Town Uluslararası Havaalanı İçin 1-9 Arası Uçak Biletinizi www.makrobilet.com Sitemizden Online Ucuz Fiyata Alabilirsiniz.
 
Cape Town Uluslararası Havaalanı, Güney Afrika’nın en büyük ikinci havaalanıdır. Havaalanında International Arrivals, International Departures, Domestic Arrivals ve Domestic Departures on South African Airways, Domestic Departures on other airlines isimleri altında toplam 5 terminal bulunur. Terminallerin birbirleri ile bağlantıları, yürüyüş mesafesindedir.
 
Cape Town Uluslararası Havaalanı web sitesi: www.airports.co.za
 
Havaalanından ulaşım
 
Havaalanından şehre ulaşmak için “kapıdan kapıya” hizmet veren shuttle servisleri kullanabilirsiniz. Taksi ile ulaşım için havaalanında çalışma yetkisi olan Touch Down Taxis isimli taksileri bulmalısınız.
Araç kiralamak isterseniz havaalanında uluslararası pek çok araç kiralama şirketinin yanı sıra yerel şirketleri de bulabilirsiniz. Araba şirketlerinin detaylı bilgileri için “Aklınızda Bulunsun” bölümüne bakabilirsiniz.
 
On binlerce yıllık geçmişi ile, bizlere çalkantılı siyasi tarihini fısıldayan gizemli bir şehre, Cape Town’a yönlendiriyoruz rotamızı. 15. yüzyılda Avrupa devletlerinin Hindistan’a ulaşmak için şehri “keşfetmeleriyle” birlikte kırsal bir yaşam tarzından, yepyeni bir sosyo-politik statüye geçiş yapan ve beraberinde Güney Afrika’nın da kaderini belirleyen bir “Ana Şehir” Cape Town.
 
Bir not: Cape Town’ın bir diğer adı Mother City (Ana Şehir)’dir.
 
Tarih öncesi dönemlerde Cape Town civarında; bölgedeki kaya resimleri ile de varlıklarını ispatlayan, göçebe avcı toplayıcı Sanlar yaşamaktaydı. M.S. birinci yüzyıla denk gelen dönemlerde sığır toplayıcı Koikoilerin buralara gelmeleriyle Sanlar daha iç bölgelere göç etmek durumunda kaldı. 15. yüzyılda Avrupalıların tek hedefi Hindistan’a ulaşacak yeni yollar bulmaktı. Güney Afrika’ya ayak basan ilk Avrupalı, keşif sırasında mürettabatın yiyecek ve içecek ihtiyaçlarını gidermek için burada bir körfeze demirleyen Bartolomeu Dias’tır. Fakat Baharat Yolu’nu Dias’tan on yıl sonra Vasco da Gama keşfedecektir. Zamanla Cape Town bölgesinin, Baharat Yolu ticaretinin bir dinlenme noktası hâline gelmesiyle şehrin güzelliği Avrupalılar arasında dilden dile dolaşmaya başlar. Sığır ticareti yapmakta olan Koikoiler ile ilişkilerde bulunan Avrupalıların Cape Town ile ilişkisi 2 yüzyıl boyunca bu şekilde devam etse de 17. yüzyılda Baharat Yolu’nda ticaret yapmakta olan şirketlerin birleşmeleriyle kurulan Dutch East India Company, bu bölgeye göz koyar. Koikoiler direnç gösterseler de Avrupalıların bölgeye yerleşmesine engel olamazlar, daha iç bölgelere göç eden Sanlar da Avrupalıları durduramamışlardır. 18. yüzyılda Alman ve Fransız göçmenlerin buraya yerleşmesi; 1795 yılında İngiltere’nin Baharat Yolu kontrolünü ele geçirmesi ile Avrupalıların bölgedeki hâkimiyeti mutlak bir hâl almıştır.
 
Bir not: Sanların kaya resimlerini, Caderberg Wilderness Area adı verilen bölgede görebilirsiniz.
 
 
19. yüzyıl itibari ile bölgede beyazlar ve siyahları ayıran bir ırkçılık anlayışı hüküm sürer ve bu, 1980’lere kadar devam eder. 80’li yıllarda süregelen ulusal ve uluslararası ırk ayrımcılığı karşıtlığı, Güney Afrika’nın siyasi gündeminde değişikliklere gidilmesini zorunlu kılar. 1990 yılında Başkan F. W. de Klerk’in 27 yıl boyunca Robben Island’da hapis yatmış olan Nelson Mandela’yı serbest bırakmasıyla Güney Afrika’da yeni bir süreç başlar. 1994 yılında Nelson Mandela’nın Güney Afrika Başkanı olmasıyla ırk ayrımcılığına son verilen adımlar atılmıştır.
 
Her kentte görülemeyecek derin ve hüzünlü tarihi ile Cape Town bugün, birbirinden güzel plaj ve koyları, eğlence olanakları, vahşi hayatı barındıran dağ yamaçları ve parkları, zengin bitki örtüsü, çeşitli deniz hayvanlarını barındıran okyanusları, ziyaretçilerine sunduğu adrenalin dolu sporları ve tarihe tanıklık eden mimari eser, müze ve parkları ile; her yıl yerli ve yabancı pek çok turistin akın ettiği bir turizm bölgesidir.
 
 
Nereler Gezilir?
​Cape Town Şehir Merkezi
 
 
Cape Town’da keşfedilecek ilk yer, tarihi şehir merkezi; buradaki ilk durağınız ise, Castle of Good Hope (Ümit Burnu Kalesi) olmalıdır. Kalenin bulunduğu yerde daha önce Jan van Riebeeck tarafından yapılan bir kale bulunmaktaydı. Tahtadan yapılmış bu kale, Hollanda ve İngiltere arasındaki çatışmalara karşı yetersiz bir durumdaydı. Bu tehditler nedeniyle buraya daha kalıcı bir yapı inşa edilmesine karar verildi. Güney Afrika’daki Avrupa tarzı izler barındıran en eski bina olan kale, savunmanın güçlü olması açısından beş köşeli olarak inşa edildi.
 
Kişisel gezilere izin verilmeyen Castle of Good Hope (Ümit Burnu Kalesi)’da her saat başı rehberli turlar düzenlenir. Bunlardan birine katılarak kalenin ilginç mimarisini ve tarihini keşfedebilirsiniz.
 
Bir not: Binadaki Anton Anreith’ın eseri olan bir heykelin bulunduğu Kat balkonu görülmeye değerdir.
 
 
Bir tarafında Buitengracht Street diğer tarafında ise Darling Street’in uzandığı Grand Parade, kale ile City Hall (Belediye Binası)’un arasında bulunur. Nelson Mandela serbest bırakıldıktan sonra ilk konuşmasını, City Hall balkonundan yapmış ve kalabalıklar onu dinlemek için Grand Parade’de toplanmıştır. 1905 yılında inşa edilen City Hall, İtalyan Rönesans stilindedir ve kumtaşı ile yapılmıştır. Vitray pencere ve pencereye uzanan mozaik zemin ve mermer merdivenler, İngiltere Kralı VII. Edward ve Kraliçe Alexandra’ya adanmıştır. Norman Beard salonunda bulunan ve sahneye tam anlamıyla hâkim olan 3165 borulu org ise dünyanın en büyük orglarındandır.
 
 
Belediye binasını keşfettikten sonra Darling Street’i biraz geçerek, İngiltere’nin bölgede bir koloni oluşturmasına karşı çıkarak halkın sempatisini kazanan Charles Adderley’e atfen ismini almış Adderley Street’e ulaşın. Daha önceleri önemli ailelerin ikâmet ettiği bir bölge olan Adderley Street, şimdilerde bankaların, sigorta ve finans şirketlerinin çoğunlukta olduğu ticari bir bölge olarak karşımıza çıkmaktadır. Adderley’in üst kesimleri, geçmişten izler taşımaktadır. Church Square (Kilise Meydanı)’de bulunan Groete Kerk, Güney Afrika’nın en eski kiliselerindendir. Kilise, aslan destekli tik ağacından yapılmış oyma minberiyle dikkatleri çekmektedir.
 
Adderley Street’in en yukarısında, Dutch East India Company Gardens’ın giriş bölümünde, zamanında burada çalışan kölelerin barınağı olan South African Cultural History Museum bulunmaktadır. 1810 yılında İngilizlerin köleleri satmasıyla bina, hükümet binası olarak ve son olarak da yargıtay olarak kullanılmıştır. Şimdi müze olarak kullanılmakta olan binada; Güney Afrika’da tarihten bu yana yerliler ve bölgeye daha sonra gelenler tarafından kullanılmış çeşitli objeler, mobilyalar, posta araçları, oyuncaklar ve enstrümanlar bulunmaktadır. Dutch East India Company için taze meyve ve sebze yetiştirmek amacıyla Güney Afrika’nın ilk bostanını kuran Jan van Riebeeck’in mezartaşı da buradaki avluda bulunmaktadır.
 
Önceleri kendi ürünlerini yetiştiren Company Gardens, 17. yüzyılın sonunda bağımsız çiftçilerle çalışmaya başlamıştır. Şu anda botanik bahçesi olarak kullanılmakta ve egzotik bitkilere, gül bahçelerine, gölgeli yollara ev sahipliği yapmaktadır. Buradaki anayolun üzerinde 19. yüzyıl sonlarında Cape Town Sömürgesi başbakanlığını yapmış olan ve bölgede bir Güney Afrika Federasyonu kurmayı amaçlayan Cecil Rhodes’un bir heykeli bulunmaktadır.
 
Rhodes heykelini biraz geçtikten sonra arkasındaki Masadağı manzarasıyla heybetli bir görünüm sunan South African Museum binasına gelirsiniz. Ülkenin en eski müzesi olan ve bünyesinde dinazor iskeletleri, doldurulmuş kuş ve hayvan figürleri ve balina kuyusu bölümünde balina iskeletleri barındıran South African Museum’un salonlarında vakit geçirebilirsiniz.
 
Adderley Street’ten şehir merkezine, ağaçlarla sıralı bir yaya yolu olan Government Street uzanır. Cadde üzerinde tarih boyunca pek çok çalkantılı olaylara sahne olmuş Houses of Parliament’te bir parlamento oturumu izleyebilir ya da binanın kendisini keşfedebilirsiniz.
 
Parlemento Binası’nın yanı başında bulunan ve inşası 1700 yılında tamamlanan Tuynhuis ise Dutch East India Company’nin misafir evi olmuş, Cape’e gelen önemli misafirleri ağırlamıştır. Hükümet Binası olarak kullanılmakta olan ve Güney Afrika başkanının ofisi olan binayı sadece dışarıdan görebilirsiniz.
 
Bo-Kaap
 
 
Sinyal Tepesi yamaçlarında Cape Town Müslümanlarının yaşadığı Bo-Kaap bölgesi bulunur. Dönemin ticari dilinin Malezya dili olması sebebiyle aynı zamanda “Cape Malay” veya “Malay Quarter” olarak da adlandırılan bölgede aslında Müslümanların çok azı Malaylıdır. Burada yaşayan müslümanlar, genellikle Doğu Hint Adaları’ndan Cape’e getirilmiş kölelerin torunlarıdır. Zamanla Bo-Kaap; hristiyan ve müslümanların bir arada yaşadığı, doğu ile batıyı birleştiren kozmopolit bir yaşam alanına dönüşmüştür.
 
Bo-Kaap bölgesi, beyaz olmayanların yaşadığı tüm bölgelerin tahrip edilerek beyazların yaşadığı alanlara dönüştürülmesini hedefleyen 1966 Nüfus Kayıt Yasası’na direnebilmiş ve bu yüzden günümüze kadar kendine özgü havasını koruyabilmiştir.
 
Rengârenk duvarlı evleriyle Bo-Kaap sokaklarında yürüyüş yapmak için civarda yapılan turlardan birine katılın.
 
District Six Museum
 
1966 Yasası’na dayanamamış bir bölge olan District Six’in, burada yaşayan melezlerin evlerinden çıkarılıp gecekondu bölgelerine yerleştirilmeleriyle lüks bir yaşam alanına dönüştürülmesi planlanmaktaydı. Yıkımdan sonra 15 yıl boyunca bölgede hiçbir şey yapılamadı ve burada yapılan haksızlığa karşı ulusal ve uluslararası platformda büyük bir öfke oluştu. O günden beri gelişme göstermeyen bölge, burada yaşananların açık bir müzesi hâline gelmiştir.
 
Table Mountain (Masadağı)
 
 
Cape Town mahalle ve sokaklarını keşfettikten sonra gezip dolaştığınız yerlere bir de yukarıdan bakın. Birbirinden güzel plajlar, körfezde süzülen gemi ve yatlar, tarihi binalar, varlıklı kesimlerin gösterişli evleri, gökdelenler ve bu ihtişam ile bir kontrast oluşturan gecekondu bölgeleri. Hepsi Masadağı’na tırmandığınızda, ayaklarınızın altındadır.
 
3 km genişliğindeki ve yaklaşık 1100 m yüksekliğindeki Masadağı’nın etrafı dik kayalıklarla çevrilidir. Doğusunda Devil's Peak (Şeytan Zirvesi), batısında Lion's Head (Aslan Başı) ve Signal Hill (Sinyal Tepesi), dağın batı yüzünde ise Twelve Apostles (On iki Havariler) bulunur.
 
 
Masadağı’na çıkmak için çeşitli yollar bulunuyor: Trekking parkurları, dağ tırmanışı ya da teleferik. Masadağı’nın orta kesimlerinde bulunan Platteklip Gorge (Platteklip Geçidi), yürüyüş için en elverişli trekking rotalarındandır. Masadağı’na yapacağınız bir yürüyüş ile bölgenin binlerce çeşidi barındıran bitki ötüsünü keşfetme şansınız olacak. Masadağı yamaçlarında ayrıca; Habeş maymunları, oklukirpiler ve kaya tavşanları ile de karşılaşabilirsiniz.
 
 
Bir not: İnsanlar ile karşılaştığında biraz agresifleşen Habeş maymunlarına dikkat etmeniz gerekir. Size doğru yaklaşan bir Habeş maymunu görürseniz; eğer aracınızdaysanız hemen camlarınızı kapatmalısınız. Yaya iseniz yüzünüzü Habeş maymununa çevirip geri geri koşmalısınız. Habeş maymunlarının eşyalarınızı alıp götürmek gibi bir huyları olduğunu unutmayın.
 
 
Çekiçle tırmanışa izin verilmeyen Masadağı’nda dağ tırmanışları, zorluk seviyesine göre çeşitlilik göstermektedir. Sabahın erken saatlerinde yamaçlar gölgede kalacağından, tırmanışlara o saatlerde başlanması tavsiye edilmektedir.
 
 
Cableway (teleferik) ise Lower Cable Station’dan kalkmaktadır. 360 derece dönebilen teleferik kabinleri sayesinde geçmiş olduğunuz her yeri, kuş bakışı izleme şansına kavuşacaksınız. Teleferik ile üst istasyona ulaştığınızda kuzeyde Masadağı Körfezi, V&A Waterfront ve Robben Island; batıda Camps Bay ve Twelve Apostles, doğuda Stellenbosch ve Cape Flats ve güneyde kent manzarasını, Atlantik’i ve açık havalarda Cape Burnu’nu görebilirsiniz. İstasyondan sonra Masadağı’nda kısa bir yürüyüş ile Güney banliyöleri ve çeşitli körfezler dahil olmak üzere pek çok manzaraya tanık olabilirsiniz.
 
Victoria & Alfred (V&A) Waterfront
 
Manzarasıyla, müzeleri, tarihi binaları, lüks otelleri, gece hayatı ve çeşitli alışveriş olanakları ile Güney Afrika’nın en çok turist çeken bölgesi olan Victoria & Alfred Waterfront, Robben Island ve Table Mountain arasında bulunmaktadır.
 
V&A Waterfront’ta ilgi çekici destinasyonlardan biri, Two Ocean’s Aquarium’dur. Bu dev akvaryumda Hint ve Atlantik okyanuslarında bulunan su altı yaşam sergilenmektedir. Burada göreceğiniz köpek balıkları, foklar ve penguenler nefesinizi kesebilir. Eğer dalış ehliyetiniz var ise I&J Predator Exhibit (Yırtıcı Sergisi)’te köpek balıklarının arasına dalabilirsiniz.
 
Victoria & Alfred Waterfront liman bölgesi üç bölümden oluşur: Victoria, Alfred Waterfront ve Visitors Center. Burada yapacağınız gezintiler ile bölgenin tarihini keşfedebilirsiniz. Visitors Center aynı zamanda bölgedeki etkinlikler hakkında bilgi edinebileceğiniz hareketli bir alandır. Burada rehberli tekne turlarını araştırabilir ve bölgeyi bir de tekne ile keşfetme ayrıcalığına erişebilirsiniz.
 
Robben Island
 
Tarihte pek çok politik çalkantılara sahne olmuş Robben Island, bu çalkantılı dönemde insanların adadaki hapishane ve hastane hücrelerinde çektiği acıları temsil etmektedir.
Tarih boyunca iktidara gelmiş siyasilerin, kendilerine ters düşmüş kimseleri barındırdığı ve Nelson Mandela’nın on yıllar boyunca hapsedildiği Robben Island, ziyaretçilere her bir köşesinde farklı hikâyeler anlatmaktadır. Buraya geldiğinizde içiniz burkulsa da Güney Afrikalılar için Robben Island geçmişin bir simgesi ve geleceğin umut ışığıdır.
 
Dünya Mirası Alanı olan Robben Island’a V&A Waterfront’tan kalkmakta olan feribotlarla ulaşabilirsiniz. Yalnızca bu feribotla adaya ulaşan ziyaretçilerin adaya giriş hakları bulunmaktadır. Diğer tekne gezileri sadece adanın etrafında dolaşabilmektedir.
 
Güney Banliyöleri
 
Cape Town’ın güney banliyöleri; lüks mahalle, otel, restoran ve eğlence merkezlerinin bir araya geldiği gösterişli bir kesimdir. Bölgede görebileceğiniz yerlerden biri 528 hektarlık alanı ve 7000 yerli ve yabani bitki çeşidi ile size mis gibi kokularla karışmış bir renk şöleni yaşatacak olan Kirstenbosch National Botanical Gardens’tır.
 
17. yüzyıl civarında Cape Town’da valilik görevini üstlenmiş olan Simon Van der Stel’in Güney banliyölerine yerleşmesiyle şehrin en kalbürüstü kesimlerinden biri hâline gelen Constantina’da, Felemenklerden gelen lüks mimari anlayışını keşfedebilirsiniz. Buradaki en ihtişamlı mimari eserlerden biri Van der Stel’in malikânesi olan Groot Constantina’dır.
 
Banliyölerden ulaşabileceğiniz Devil’s Peak’in yamaçlarında ise Güney Afrika 19. yüzyıl başbakanı Cecil Rhodes’a atfen yaptırılan Rhodes Memorial, Yunan tapınağı tarzında yapılmış önemli bir eserdir.
 
Cape Point (Ümit Burnu)
 
Cape Point, Atlantik ve Hint Okyanusları’nın birbirleri ile buluştukları Cape of Good Hope Nature Reserve (Ümit Burnu Doğa Koruma Bölgesi) dahilinde yer almaktadır. 8.094 hektarlık alanda yerel bitki örtüsü ve deve kuşları, Afrika antilobu ve Habeş maymunu gibi hayvanların bulunduğu yabani hayat ile Cape of Good Hope Nature Reserve, pek çok turisti bünyesine çekmeyi başarmaktadır. Cape Burnu’nda ise Visitors Center adı verilen bölge ile Cape Light’ı birbirine bağlayan kablolu demir yolu, ziyaretçileri Cape Burnu’nun muhteşem manzaraları ile baş başa bırakmaktadır.
 
Buraya giderken Beach Road üzerinde bulunan Güney Afrika’nın en eski deniz feneri Mouille Point Lighthouse size selam verecektir. Daha sonra devam edeceğiniz Victori Road üzerinde ise Cape Town milyonerlerinin lüks malikâneleri ile karşılaşırsınız.
 
 
Deniz kuşlarını ve fokları yakından görmek isterseniz Duiker Island’a düzenlenen tekne gezilerinden birine katılın. Siyah beyaz gözlüklü penguenleri görmek için ise Boulders Beach’e gitmeniz gerekmektedir.
 
 
Ne Yenir?
​Cape Town’da yemek yemek, mutlaka damak tadınıza uygun bir şeyler bulabileceğinizden, oldukça keyifli bir tecrübedir. Bölgede üretilen taze ve egzotik sebze ve meyveler, okyanustan sofralara çeşitli sos ve pişirme usulleri ile gelen deniz ürünleri ve özellikle Winelands’de alabildiğine uzanan üzüm bağlarının armağanı Cape Town şarapları; şehrin size sunduğu yerel lezzet seçenekleri arasındadır.
 
Tarihi geçmişiyle oldukça kozmopolit bir şehir olan Cape Town’a aynı zamanda Alman, Çin, Fransız, Hint, Holanda, İngiliz, İtalyan, Portekiz, Tayland, Türk ve Yunan mutfakları ile Doğu Hint Adaları’ndan gelen kölelerin mutfağı farklı lezzetleriyle çeşitlilik kazandırır.
 
Et yemekleri
 
Cape’liler et yemeklerine düşkünlükleri ile bilinir. Özellikle karoo lamb (karoo kuzusu) eti ile yapılan yemekler oldukça yaygındır. Karoo kuzusunun en iyisini yemeniz için Cape Town’dan üç saat uzaklıkta olan “The Karoo National Park” a kadar gitmeniz gerekmektedir. Bir araç ya da motosiklet kiralayarak bu üç saatlik yolculuğu Güney Afrika keşfine dönüştürebilir ve keşfinizi, tehlikeli Afrika hayvanlarının yaşamakta olduğu “The Karoo National Park”ta pekiştirdikten sonra parkta bulunan karoo restoranlarında çeşitli lezzetleri deneyebilirsiniz.
 
Bir not: Günübirlik uğrayabileceğiniz The Karoo National Park’ta aynı zamanda kampingden bungalovlara, standart odalardan, lüks suitlere kadar pek çok konaklama seçeneği bulunuyor.
 
Şehirden uzaklaşmak istemiyorsanız, karoo kuzusu yemeklerini özellikle V&A Waterfront bölgesindeki restoranlarda deneyebilirsiniz.
 
Bir not: Bir Cape Town şarabı ve Karoo kuzusu bifteği, muhteşem bir lezzet ikilisi oluşturacaktır.
 
Cape Town’da et, Karoo kuzusunda da geçerli olmakla beraber, genellikle biftek olarak tüketilir. Spurs isimli biftek zincir restoranlarında; patates kızartması, patates püresi veya fırında patates ile sunulan biftekleri deneyebilirsiniz.
 
Deniz ürünleri
 
 
Cape Town’da çeşitli deniz mahsulleri çıkarılıyor olmasına rağmen pek çoğu ihraç edildiği için şehrin bu bakımdan zengin olduğunu söylemek zordur. Yine de oldukça lezzetli ve çeşitli tatlar sunan restoranlara rastlamak mümkündür.
 
Cape Town kıyı restoranlarında rastlayabileceğiniz en yaygın balık türleri; ıskarmoz, sarı kuyruk, kingclip, kabeljou ve geelbek gibi olta balıklarıdır. Bu restoranlarda ayrıca midye, ıstakoz, istiridye, kerevit gibi kabuklu hayvaların en tazesini ve en kalitelilerini bulmanız mümkündür.
 
Nadir bulunan ve bu yüzden biraz da pahalı olan prawn (deniz tekesi)’ları deneyebilirsiniz. Özellikle Malay mutfağında köri soslu olarak sunulanları harikadır. Deniz tekeli noodlelar ve salatalar da oldukça yaygındır. Güney Afrika’ya yayılmış Jimmy’s Killer Prawns restoran zincirlerinde birbirinden çeşitli usuller ile sunulan deniz tekelerini tadabilirsiniz.
 
 
V&A Waterfront, Gardens, Eversdal, Gordons Bay, Beach Boulvevard gibi kesimlerde hizmet vermekte olan Ocean Basket isimli restoran zinciri de kalamardan yengece, midyeden karidese kadar çeşitli deniz ürünleri sunmaktadır.
 
Ayrıca...
 
Cape Town’da kaldırımlara yayılmış masa ve sandalyeleri ile pek çok kafe ve restoran, keyifli kahvaltılar için bire birdir. Özellikle meydanlarda bulunan kafelerde taze meyvelerin ve taze sıkılmış meyve sularının eşlik ettiği bir kahvaltı için planlarınızı şimdiden yapmaya başlayın.
 
Izgaranın oldukça sevildiği şehirde, barbekü meraklıları aradıklarını bulabileceklerdir. Özellikle Langebaan Beach’te bulunan Die Strandloper deniz ürünleri barbeküleri sunar. Taze ve sağlıklı bir öğle yemeği için bu tip yerleri tercih edebilirsiniz.
 
Şerbetli bir tatlı olan koeksisters (tulumba tatlısına benzer), sütlü turta ve kaymak ile yapılan Cape Malva pudingi, bir Cape Town akşam yemeği menünüzde yer alması gereken tatlılardandır.
 
Bir şeyler içmek ve eğlenmek isterseniz Greenmarket Square’den ulaşabileceğiniz Long Street bölgesindeki çeşitli bar ve kulüpleri deneyebilirsiniz.
 
Yerel markalı Cape şaraplarını, Cape Town’ın her bir köşesinde bulmanız mümkündür. Stellenbosch ve Winelands bölgelerinde şarap satışlarının da yapıldığı üzüm bağları bulunmaktadır.
 
 
Nasıl Eğlenilir?
​Tiyatro, Opera ve Bale
 
Artscape Theatre Complex
 
Daha önceleri Nico Theater adıyla anılan Artscape Theatre Complex, şehrin tam merkezinde bulunur.
 
Kompleks dahilinde büyük gösterilerin gerçekleştirildiği bir ana sahne, daha küçük ve deneysel performanslara yer verilen küçük bir sahne ve yüksek standartlarda işler çıkaran bir Opera House (Opera Evi) bulunmaktadır.
 
Güney Afrika’daki Avrupa kültürüne tanıklık etmek isterseniz burada bir oyun izlemenizi öneririz.
 
Adres: D F Malan Street, Foreshore, Cape Town 8001
Tel: +27 (0)21 410 9800
Faks: +27 (0)21 421 5448
E-posta: artscape@artscape.co.za
Web: www.artscape.co.za
 
Opera House web sitesi: www.capetownopera.co.za
Opera House Tel: +27 (0)21 410 9807
Faks: +27 (0)21 425 3623
 
Baxter Theater
 
Tiyatro, müzik ve dans gösterilerine ev sahipliği yapan Baxter Theater; Cape Town Üniversitesi yakınlarında, Rondebosch semtinde bulunur. Baxter’da, oldukça kaliteli ve başarılı performanslara şahit olabilirsiniz.
 
Adres: Baxter Theatre Centre, Main Road, Rondebosch, Cape Town
Tel: +27 (0)21 685 7880
Faks: +27 (0) 21 689 1880
Web: www.baxter.co.za
 
Theater on the Bay
 
Camps Bay’de bulunan Theater on the Bay, İngiliz Boulevard tiyatrosunun önemli temsilcilerindendir. Müzikal, dans, komedi, drama ya da kabare dallarında iyi bir gösterime şahit olmak için bir akşamınızı Theater on the Bay’e ayırmalısınız.
 
Theater on the Bay; sadece tiyatrosu ile değil, aynı zamanda gösterilerden önce ve sonra dönemsel ve küçük menüleriyle hizmet veren Act I Theatre Café ile de pek çok ziyaretçi çekmektedir.
 
Adres: 1a Link Street, Camps Bay 8005
Tel: +27 (0) 21 438 3301
Faks: +27 (0) 21 438 1998
Web: www.theatreonthebay.co.za
 
Müzik
 
Cape Filarmoni Orkestrası gösterileri; City Hall, Artscape Theatre ve Baxter’de düzenlenmektedir. Etkinlik takvimini web sitesi Concert Calender (konser takvimi)’dan takip edebileceğiniz Cape Filarmoni Orkestrası ile dünya standartlarında bir müzik keyfine ulaşabilirsiniz.
 
Cape Filarmoni Orkestrası
Adres: Artscape, DF Malan Street, Foreshore, Cape Town
Tel: +27 (0)21 410 9809
Faks: +27 (0)21 425 1009
Web: www.cpo.org.za
 
Kirtstenbosch Botanical Gardens’da, Spier ve De Oude Libertas amfitiyatrolarında ise; yazları (Aralık – Mart) düzenlenen açık hava konserlerine katılabilirsiniz. Kirtstenbosch’ta konserler genellikle Pazar günleri verilmektedir. Burada; cazdan afro-popa, rocktan klasiğe kadar pek çok müzik türü ile ruhunuzu besleyebilirsiniz.
 
Benzer etkinliklerin yer aldığı Spier ve De Oude Libertas konserleri, üzüm bağları ve şarapları ile ünlü Stellenbosch kasabasında gerçekleştirilmektedir. Vaktiniz varsa Stellenbosch’a yapılacak bir şarap tadımı turunu, keyifli bir müzik ziyafeti ile birleştirerek Cape Town’dan unutulmaz anılarla ayrılabilirsiniz.
 
Caz tutkunları, cazın başkenti olarak da anılan Cape Town’da kendilerini bir cennette gibi hissedecekler. Cape Town cazının ününe ün katan; New York’taki sürgün yıllarında “Dollar Brand” ismi ile caz yapmış plan Abdullah İbrahim’dir. Abdullah İbrahim ve arkadaşlarının müziğini dinlemek isterseniz, grubun City Hall ve Green Point's Off Broadway’deki performanslarını izleyebilirsiniz.
 
Cazın önemli bir kültür kaynağı olduğu Cape Town’da pek çok bar ve pubda canlı caz performansları gerçekleştirildiğini unutmayın.
 
Gece Hayatı
 
Cape Town’da geceler, özellikle yaz dönemlerinde oldukça renkli ve hareketlidir. Long Street, Loop Street ve V&A Waterfront bölgeleri; pub, kulüp, bar ya da kafe gibi pek çok mekân ile geceyi zevkinize göre geçirmeniz için size alternatifler sunar.
 
Long Street’e hâkim olan devasa balkonu ile Fiction, underground müzik seven gençlere hitap ederken; The Assembly ise underground müzik için bir diğer alternatifiniz.
 
Fiction: 226 Long Street, Cape Town.
The Assembly: 61 Harrington Street, District 6, Cape Town.
 
FTV Fashion bar, şık giyimli kadın ve erkeklerin doyasıya eğlendiği adı üstünde bir moda barı. 114 Hout Street, Cape Town.
 
The Bang Bang Club’da bangır bangır çalan müzik, sabahlara kadar dans etmek isteyenler için. 70 Loop Street, Cape Town.
 
Latin-Amerikan ve Afrika müzikleri ile eğlenmek isteyenler, Bossa Nova’da harika vakit geçirecekler. 43 Somerset Road Greenpoint, Cape Town.
 
Spor
 
Hem spor yapmaya hem de izlemeye kendini adamış halkı ile Cape Town, spor tutkunları için biçilmiş bir kaftandır.
 
Rugby ve kriket
 
Heyecanlı bir rugby veya kriket maçına tanıklık etmek için, Newlands’deki Norwich Park Stadyumu’nda düzenlenen uluslararası ve ulusal müsabakaları izleyin.
 
 
 
Yelken - Yat Yarışları
 
Ocak ayında Güney Atlantik (Cape to Rio) Yat Yarışı ve Aralık ayında Rothmans Haftası Yelken Yarışları düzenlenir. Cape Town aynı zamanda pek çok yatçının uğrak noktasıdır.
 
Golf
 
Cape Town, golf tutkunları için bir cennet niteliğindedir. Alabildiğine yeşil ve kimi zaman deniz ile birleşerek muhteşem manzaralar sunan mekânlarda kurulmuş olan golf sahaları, sizi kendisine çekecektir. Özellikle Western Cape bölgesinde onlarca golf kursu bulabilirsiniz.
 
Festival
 
Cape Town’da etkinlik ve festivaller yılın her anına yayılmıştır. Cape Town’a vardığınızda bölgenizdeki turizm bürolarından, küçük büyük pek çok etkinlik hakkında bilgi almayı unutmayın.
 
Cape Town Festival
 
1999 yılından bu yana gerçekleştirilen Cape Town Festivali, 3 hafta boyunca şehirde yepyeni bir hareketlilik, bir canlılık yaratıyor. Tiyatro, dans, müzik, şiir, kukla gösterileri gibi... Sanatın yüzlercesinin sanatseverlerle buluştuğu bu festivalde, kendinize göre etkinlikler bulmak için kolları sıvayın. Festival, Şubat sonlarında başlıyor ve Mart ayında da devam ediyor.
 
Festival web sitesi: www.capetownfestival.co.za
 
Franschhoek Literary Festival
 
Her yıl Mayıs ayında düzenlenen Franschhoek Literary Festivali, festival sayesinde Güney Afrika edebiyatını yakından tanıma şansına kavuşacaklarından,  edebiyat severler için önemli bir fırsattır.
 
Cape Town Şarap Festivali
 
İki yılda bir Eylül ayında düzenlenen Cape Town Şarap Festivalinde şarap üreticileri, şaraplarını tanıtmak amacı ile Cape Town International Convention Centre’da buluşuyor. Siz de bu fuara katılıp çeşitli Cape Town şaraplarını tadabilirsiniz.
 
Cape Town World Cinema Festival
 
Uluslararası ve bağımsız filmlerin, kısa film ve belgesellerin yer aldığı Cape Town World Cinema Festivali, Afrika filmlerine ve Avrupa ve Amerika’dan bağımsız filmlere yer verir. Kırmızı halı seramonilerinin, ödül törenlerinin ve çeşitli galaların da yer aldığı festival; her yıl Kasım ayında gerçekleştirilir.
 
Havai Fişek Festivali
 
Her yıl Kasım ayında Western Cape bölgesi, Saldanha körfezinde, eğlenceli dakikalar geçirebileceğiniz havai fişek gösterileri düzenlenir.
 
 

______www.grupbileti.com______

Seyahate gitmek isteyen grubunuz grupbileti.com dan nasıl faydalanabilir , Grup olarak bir Seyahat etmeye karar verdiniz ve otobüs kiralamanız gerekiyor.En Ucuz fiyata İstediğiniz boyutta otobüs kiralama konusunda yapmanız gereken Otobüs Kiralama Talep Formunu doldurmalısınız.. Toplu olarak yapacağınız seyahati uçak ile gerçekleştirecekseniz yine yapmanız gereken sadece Grup Uçak Bileti Talep Formunu doldurmaktır. www.grupbileti.com Yurtiçi ve Yurtdışı Tüm tatil planlarınızda Grup Uçak Bileti temin etmek için hizmetinizdeyiz , Formu doldurmadan Whatsapp whatsapp iletisim tan bize ulaşabilirsiniz.Tekli Olarak Uçak bileti almayı düşünüyorsanız en Ucuz Uçak biletini www.makrobilet.com sitemizden alabilirsiniz

 

 

Cape Town
Etiketler » Cape Town Grup Uçak Bileti Al   » Cape Town Grup Uçak Rezervasyonu   » Cape Town Toplu Uçak Bileti  
Google ARA: İstanbul Cape Town Grup Uçak Bileti Al


Haberler