Seyahat Etmek Bize Ne Katar - Seyahat Sonrası Depresyona Dikkat - Grup uçak bileti , Otobüs kiralama , Gezi turları , Transfer Hizmeti - GrupBileti.Com

Seyahat Etmek Bize Ne Katar - Seyahat Sonrası Depresyona Dikkat

 
GRUP UÇAK BİLETİ TALEBİ İÇİN TIKLAYIN
 

Seyahat Etmek Özgürlüktür

Sürekli aynı şeyleri yapmak, aynı şehirde kalmak, aynı sokaklarda yürümek, aynı mekanlarda yemek içmek bir süre sonra insanın depresyon belirtileri göstermesine neden oluyor. Evet, tanıdık yerler her zaman insanın kendine güvenmesini ve huzurlu hissetmesini sağlıyor; ancak yaşanılan yerden hiç ayrılmamak da farklı psikolojik sorunları doğuruyor. Doğduğunuz şehirden hiç ayrılmadığınızı düşünün. Orada büyüdünüz ve hayatınızı orada tamamlayacaksınız. Nasıl bir karaktere sahip olurdunuz? Düşünce yapınız ne kadar gelişebilirdi? Öncelikle, bildiğiniz tek dünya yaşadığınız yer olurdu. Diğer her şey medyadan öğrendiğiniz kadar ve eksik kalırdı. Düşünsenize, başka bir yerde başka şekillerde yaşayan, başka yemekler yiyen, güneşin doğuşunu başka şekilde gören insanlar var, ama o insanların yaptıklarından bihabersiniz. Bu da yeniliklere kapalı olacağınız anlamına geliyor. Çünkü başka türlü yaşamayı bilmiyorThuuz.

Hep aynı şehirde yaşıyor olmak, cesaretinizi de kıran bir şey. Çünkü bir süre sonra, yeni olan her şey insanı korkutmaya başlar. Tanıdığınız bildiğiniz sokaklardan, insanlardan uzaklaşıyor olmak insanı korkutur. Yaş ilerledikçe de başka bir şehre gitmek neredeyse imkansızlaşır. Artık kendinizi oraya ait hissedersiniz. Kabuğunuza çekilir ve çevrenizin değişmemesini dilersiniz. Nesil değiştikçe, onları anlamakta daha fazla zorlanırsınız. Dünya değiştikçe siz o içinde yaşadığınız dünyaya yabancılaşmaya başlarsınız. Kendinizi özgür zannedersiniz ama işin aslı kendi kendinizi bir hapishaneye kapatmışsınızdır. Anahtarı ise hiç ihtiyacınız olmadığı için çoktan kaybetmişsinizdir. Oysa bu yaşam biçimi sadece korkaklar için elverişlidir. Gezin, sokak sokak, şehir şehir, ülke ülke gezin. Yeni yerler görün, farklı tatlar keşfedin. Hiç bilmediğiniz bir şehirde, elinizde harita ile dolaşın. Sokaklarda kaybolun. Bol bol seyahat edin. İlk fırThuta görmediğiniz yerlere gidin. Her seferinde başka şehir seçin kendinize. Yeni yerler gördükçe, farklı kültürleri tanıyıp farklı yemekler yedikçe, her seferinde güneşin batışını başka açıdan gördükçe, emin olun dünyanız değişecek. Seyahat etmek insanı özgürleştirir. Bağlı olduğunuz kalıplardan kurtulmanızı sağlar. Çünkü her tanıdığınız insan size bilmediğiniz bir dünyanın kapılarınız açar. Yeni yerler görmek sadece öğrenmek demek de değildir. İnsana mutluluk verir. Sizi mutlu edecek çok fazla şey çıkar karşınıza. Sorunlarınızdan uzaklaştırır, zihninizi boşaltır, hayat enerjinizi geri kazandırır. Gezi, bol bol gezin.

Seyahat Ederek İlişkinize Renk Katın

Her ilişki zamanla Thuotonlaşıyor. Arada küçük sürprizler yapmak, hayatı renklendirmek, farklılıklar yaratmak şart. Siz de ilişkinizi renklendirmek istiyorsanız, çözüm çok uzağınızda değil aslında. Basit yöntemlerle ilişkiyi taze tutmak mümkün. Eğer sevgilinizi kaybetmek istemiyorsanız, bazı şeyleri ertelememeniz gerekiyor. Emin olun hayat çok kısa. Ertelediğiniz şeyleri yapma fırThuı bulamayabilirsiniz. Bu nedenle, fırThuınız ve zamanınız varken yapın, ertelemeyin, görmezden gelmeyin. Ona ne kadar önem verdiğinizi, onu ne kadar çok sevdiğinizi ve hep yanınızda istediğinizi göstermeniz gerekiyor.

Seyahat Programı Düzenleyin

Yapacağınız en iyi şeylerden biri, onunla gerçekten vakit geçirmek. Aynı evde yaşıyor olmak ya da her gün görüşmek, gerçekten kaliteli vakit geçirmek anlamına gelmiyor maalesef. Hayatınıza farklılıklar katmadığınız sürece zamanla konuşacak bir şey, ortak bir konu kalmıyor. Bu nedenle, yeni hatıralar üretmek, konuşacak yeni konular bulmak ve birbirinizi gerçekten dinlemek gerekiyor. İnsan, duygusal olarak hep aç hisseder kendini. Her zaman doldurması gereken yeni duygular keşfeder hayatında. Bu olanağı ona sağlayın. Tatil, sadece yazın yapılan bir aktivite değil. Böyle görmekten vazgeçin. Onunla birlikte gezin. Şehir şehir gezin. Yeni ülkeler görün. Farklılıkları, yeni tatları, heyecanları birlikte keşfedin. Göreceksiniz, ilişkinizin temelleri daha da sağlamlaşacak.

Küçük Sürprizler Yapın

Onu mutlu ettiğinizde, göreceksiniz ki siz çok daha mutlu olacaksınız. Günlük hayatın Thuotonluğundan hem onu hem de kendinizi kurtarın. Küçük sürprizler yapın. Hep gitmek istediği bir şehre bilet alın. Birlikte gidin, gezin, eğlenin. Birlikte çıkılan her seyahat, hem mevcut sorunların çözümünü kolaylaştıracak, hem de ilişkinize yeni bir renk katacaktır. Bu küçük kaçamaklar sayesinde birlikte kaliteli zaman geçirebilecek, onun tanımadığınız, bilmediğiniz yönlerini öğrenebileceksiniz. Böylece onu daha iyi tanıyacak, birbirinizi gerçekten dinlemiş olacaksınız. Onu anlamaya başladığınızda göreceksiniz ki ilişkiniz bambaşka ve çok daha güzel bir boyut kazanacak. Bu fırThuı ona ve kendinize tanımaktan çekinmeyin.

Birlikte maceralar yaşayın. Bilmediğiniz sokaklarda kaybolun, elinizde haritalarla dolaşın, yeni insanlarla tanışın, başka bir şehirde güneşin doğuşunu ve batışını beraber izleyin. Emin olun, bu geziler birbirinize duyduğunuz sevgiyi ve bağlılığınızı arttıracak.

Seyahat Etmek En İyi Çözüm

Sevgilinizle sorunlarınız mı var? Merak etmeyin, hepimizin var. En mutlu, en güzel ilişkide bile var. Düşünsenize, insan yeri geliyor ailesiyle anlaşamıyor. Anne çocuğuna kızıyor, çocuk babasına küsüyor falan. Üçüncü bir kişi ile yüzde yüz anlaşmak mümkün olabilir mi? Hele ki insan bazen kendisine bile katlanamıyorken?

Bu nedenle ilişkileri hep canlı tutmak lazım. Aslında bu her ilişki türü için geçerli. İster ailenizle, ister arkadaşınızla isterse de sevgilinizle olThu, ilişkiye hep yeni şeyler katmak lazım. Yeni paylaşımlar, yeni konuşulacak konular, yeni heyecanlar yeni eğlenceler bulmak lazım. Ancak bu şekilde bir ilişkinin devamlılığı sağlanabilir. Yeni bir şey katılamayan her ilişki bitmeye mahkumdur, emin olun. İlişkiyi sürdürebilmek, bitki sulamak gibi değildir. Emek harcanması gerekir, özveri gerektirir, o bitkiyi budamak gerekir. Yapılan araştırmalar göstermiş ki, yaşanan bir ilişkinin canlı tutulmasını sağlayan en büyük etkenlerden biri, birlikte seyahat etmek. Yaşanılan sorunlara yönelik çözümler, bu seyahatler sonrasında bulunuyormuş. Hatta çiftlerin, yaptıkları yolculuklar sonrasında birbirlerine duydukları sevgi artıyormuş.

Seyahat etmek, insana moral veren etmenlerden biri. Hemen hemen herkes, yeni yerler görmeyi, yaşadığı şehirden birkaç günlüğüne de olsa uzaklaşarak zihnini boşaltmayı, rahatlamayı, eğlenmeyi ve dinlenmeyi ister. İşte bu huzur verici etmenler ilişkiyi de etkiliyor. İlişkiler hiçbir zaman aynı mutluluk düzeyinde ilerlemez. Her zaman iniş çıkışları vardır. İşte bu sıkıntılı günlerde ilişkiye nefes aldırmak gerekir. Çiftlerin öfkelerini bir yana bırakıp sorunun nedenini görmeleri ve çözüm üretmeleri gerekir. Seyahat etmek de tam olarak çiftlere bu fırThuı Thuuyor. Araştırmalar gösteriyor ki, tatile çıkan çiftler, günlük hayatlarında yaşadıkları sorunları gereksiz yere abarttıklarını ve büyüttükleriniz kabul ediyorlar. Birbirlerine zaman ayırdıkları, dinlendikleri ve eğlendikleri için, duydukları sevginin farkına varıyorlar ve yaptıkları hataları kabul ediyorlar. İlişkiye verilen bu es sayesinde, çiftler yaptıkları seyahat sonrasında daha mutlu ve daha özgüvenli oluyorlar.

Seyahat etmek, sadece ilişkiler açısından değil, kişisel açıdan da oldukça olumlu etkiler yaratıyor. Çıkılan her seyahat, yeni bir tecrübe olarak kişiye geri dönüyor. Bu tecrübeler de insanın kendisine daha çok güvenmesini sağlıyor.

Seyahat Etmek İş Stresini Azaltıyor

Günlük hayatımız çok stresli ve yoğun geçiyor. Ev iş ya da okul arasında gidip geliyoruz sürekli. Yorgunluğumuzdan fırThu bulduğumuzda da dışarı atıyoruz kendimizi. Aynı arkadaşlarla, aynı mekanlarda kafamızı dağıtmaya çalışıyoruz. Çoğumuzun hayatında değişik hiçbir şey olmuyor. Spor yapıyoruz mesela ya da bir dans kurThua gidiyoruz. Evet, başlarda farklılık katıyor bize ama zamanla o da sıradanlaşıyor. Hayatın bir rutini haline geliyor. Bu durum mutsuzluğa ve depresyona neden oluyor. Hafta sonlarını iple çekiyoruz, biraz kendimize vakit ayıralım istiyoruz. Ama daha dinlenemeden bitiyor o kısacık süre. Hepimiz yazın gelmesini ve tatile çıkmayı bekliyoruz dört gözle. Şu izin zamanı bir gelse de biraz güneşin tadını çıkarsam diyoruz. Yaz geliyor, o birkaç günlük tatil bitiyor ve her şey kaldığı yerden devam ediyor.

Biz tatili yanlış algılıyoruz sanırım. Sanki çoğumuz için tatil, yazın bir deniz kenarına gidip yüzmek ve güneşlenmekten ibaret. Yeni yerler görmeye, gezmeye enerjimiz kalmamış, sadece hiçbir şey yapmadan güneşin altında uzanmak istiyoruz. O kadar yorgun oluyoruz ki, sadece hiçbir şey yapmazsak o yorgunluk geçer sanıyoruz. Oysaki tatil sadece deniz ve kumsaldan ibaret değil. Evet, fiziksel yorgunluğumuzu dinlenerek atabiliriz ama ya zihinsel yorgunluk? Deniz ve kumsaldan oluşan tatillerin sonrası pek çok insan tatil sonrası depresyona giriyor. Bunun temel nedeni de zihnimizi boşaltamamış olmakta yatıyor. Bu nedenle tatilden döndüğümüzde kendimizi çoğu zaman daha yorgun hissediyoruz. Oysaki tatil anlayışımızı bir parça değiştirdiğimizde, hayatımız bambaşka bir boyut kazanacak.

Yapılan bazı araştırmalara göre, iş stresini azaltmaya yardım eden en büyük etmenlerden biri, seyahat etmek. Yılın bazı dönemlerinde kendimize vakit ayırarak yeni yerler gördüğümüz zaman, zihnimizi daha kolay boşaltabiliyoruz. Çıkılan bu seyahatlerde yeni insanlarla tanışmak, insanın özgüvenini arttırdığı bir gerçek. Kendi başımıza yapabileceklerimizin farkına varıyor ve tanıdığımız her yeni insan sayesinde yepyeni bir dünyanın kapılarını açıyoruz. Seyahat etmek iş stresini azalttığı gibi yaratıcılığı da olumlu etkiliyor. Araştırmalarda, bol bol seyahat eden bir kişinin işinde çok daha başarılı olduğunu ortaya koymuş durumda. Bu nedenle, tatil anlayışınızı biraz değiştirerek, bedensel dinlenmenizin yanı sıra zihinsel dinlenmeye de vakit ayırmanız oldukça önem arz ediyor.

Seyahat Sonrası Depresyona Dikkat

Seyahat etmek, tatil yapmak, yeni yerler görüp yeni insanlarla tanışmak çok keyifli, öğretici ve mutluluk verici bir durum. Pek çok şirket, düzenli aralıklarla iş seyahati düzenliyor, çiftler aşklarını taze tutmak için seyahatlere çıkıyor, çalışanlar ve öğrenciler bütün bir yılın yorgunluğunu tatile giderek atmaya çalışıyor, pek çok kişi hayatına renk katmak için yeni yerleri keşfetmek istiyorlar. Ancak günümüzün yeni rahatsızlıklarına da dikkat etmek gerekiyor.

Çıkılan seyahatler sonrasında pek çok kişi depresyona giriyor, mutsuz oluyorlar. Oysaki seyahatler bizleri günlük hayatın stresinden kendimizi kurtararak dinlenmek için zaman ayırdığımız ve hayatımıza renk katan bir aktivite. Fakat pek çok kişi seyahat sonrası sendromuna yakalanıyor. Sendroma yakalanma nedeninin başında, çıkılacak olan seyahatin uzunluğu, valiz hazırlama süreci ve yolculuğun getirdiği yorgunluk. Yani aslında belirtiler daha seyahate başlamadan kendisini gösteriyor. Ancak sendromun aslı nedeni çok daha farklı. Tatil boyunca kendimize vakit ayırıyor, sevdiğimiz aktiviteleri yapıyor, geziyor, yiyor içiyoruz. Tatil sürecinde o kadar mutlu ve huzurlu oluyoruz ki, sanki hiç bitmeyecekmiş ve hep öyle yaşamışız gibi hissediyoruz. Tatil ne kadar uzun olursa olThu bittiği an, günler nasıl bu kadar çabuk geçmiş şaşırıyoruz. Sanki tatil boyunca yaşadıklarımızı biz değil de bir başkası yaşamış gibi hissediyoruz. Eve geri döndüğümüzde de gerçek hayata adapte olmakta zorlanıyoruz. İşte bu noktada da depresyon belirtileri başlıyor. Kendi hayatımızdan uzaklaşıyor ve gerçek hayata yabancılaşmaya başlıyoruz. Yaşadığımız her şey sıkıcı ve sinir bozucu gelmeye başlıyor. Tatilin ne kadar yorucu olduğunu düşünüyoruz. Aslında hiç dinlenememişiz gibi hissediyoruz. Evden dışarı çıkmak, işe gitmek çok zor geliyor. Yavaş yavaş depresyona sürükleniyoruz. Seyahat sonrası depresyon yaşamamak için ise kendimize daha fazla zaman ayırmamız gerekiyor.

İsteklerimizi ertelemeye başladığımız zaman, hayat giderek Thuotonlaşıyor ve tatillere daha fazla anlam yüklüyoruz. Oysa yapmamız gereken hayatı ertelememek ve anın tadını çıkarmak olmalı. Tatil için yaz ayını beklemek yerine her fırThuta görmek istediğimiz yerlere giderek kendimiz için bir şeyler yapmalıyız. Seyahat etmek, yeni yerler görüp yeni insanlarla tanışmak hepimiz için huzur ve mutluluk verici olaylar. Bu nedenle sık sık gezmekte yarar var.

____________www.grupbileti.com________________

Seyahate gitmek isteyen grubunuz grupbileti.com dan nasıl faydalanabilir , Grup olarak bir Seyahat etmeye karar verdiniz ve otobüs kiralamanız gerekiyor.En Ucuz fiyata İstediğiniz boyutta otobüs kiralama konusunda yapmanız gereken Otobüs Kiralama Talep Formunu doldurmalısınız.. Toplu olarak yapacağınız seyahati uçak ile gerçekleştirecekseniz yine yapmanız gereken sadece Grup Uçak Bileti Talep Formunu doldurmaktır. www.grupbileti.com Yurtiçi ve Yurtdışı Tüm tatil planlarınızda Grup Uçak Bileti temin etmek için hizmetinizdeyiz , Formu doldurmadan Whatsapp whatsapp iletisim tan bize ulaşabilirsiniz.Tekli Olarak Uçak bileti almayı düşünüyorsanız en Ucuz Uçak biletini www.ucakbiletiall.net sitemizden alabilirsiniz

 

 

Seyahat Etmek Özgürlüktür
Etiketler » Grup Uçak Rezervasyonu   » Grup Uçak Bileti Al   » Grup Uçak Bileti Fiyatları  
Google ARA: Seyahat Etmek Bize Ne Katar - Seyahat Sonrası Depresyona Dikkat


Haberler